Erkek ÇOCUK İSİMLERİ ve ANLAMLARI

Son 10 yılın en popüler erkek çocuk isimleri

Emir, Yağız, Ege, Çağan, Sarp, Kerem, Deniz, Kağan, Mert, Görkem Burak, Meriç, Berke, Efe, Doruk, Bartu, Emirhan, Alp, Cem, Yiğit, Emre, Kutay, Tuna, Baran, Arhan, Canberk, Dağhan, Bora, Rüzgâr, Derin, Toprak, Arın, Aşkın, Çınar, Koray, Barlas, Ada, Atakan, Berk, Polat, Serhan, Utku, Berkay, Onur, Çağlar, Can, Tuğra, Şah, Göktürk, Ali.

Erkek Bebek isimleri, erkek, Kız & Erkek, modern, yeni,islami bebek isimleri

ABAY : Sezgi, anlayış, dikkat 
Abay Hüner, beceri, maharet
ABBAS : Sert, çatık kaşlı veya Aslan 
Abbâs Çatık kaşlı, keskin bakışlı, sert bakan. Peygamberimizin (s.a.v.) amcasının da ismidir.
Abdülali Yüce ve ulu olan şan ve şeref sahibi Allah'ın kulu anlamına gelir.
Abdülaziz Aziz olan ve izzet ve şeref sahibi Allah'ın kulu anlamındadır.
Abdülbâki Daimi ölümsüz olan Allah'ın kulu anlamındadır.
Abdülkâdir Her şeye gücü yeten, istediğini istediği zaman yapmaya gücü yeten Cenâb-ı Hakk'ın kulu anlamındadır.
Abdülkerim Yüce ve büyük, kerem sahibi cömert olan Allah'ın kulu.
ABDULLAH : Allah'ın adamı- Allah'a ait olan, onun yolundan giden kişi 
Abdullah Bu ismi Peygamberimiz en şerefli isim olarak belirlemiş ve fazilet bakımından üstün olduğunu söylemiştir.
Abdurrahman Rezzak, bütün mahlukâta rızıklar veren, her an bütün mahlukât hakkında hayır ve rahmet irade buyuran nizam ve adalet sahibi Cenab-ı Allah'ın kulu anlamındadır.
ABİDİN : Dua eden / Duacı 
Âbidin : İbadet edenler kulluk yapanlar. 
Abidin İbadet edenler, kulluk edenler anlamına gelir.
ACAR Kuvvetli,atılgan,çevik
Acar Çevik, yiğit, atılgan.
ACUN : Dünya,varlık 
Acun Dünya, evren.
Acun: Sonsuz uzay içindeki gök varlıklarının tümü, dünya, evren 
ADEM : Allah'ın yarattığı ilk insan / Adam 
Adem İyi, temiz kimse. (İnsanlığın ilk atasının ve peygamberinin adıdır.)
ADİL : Adaletli / Hakça davranan 
Adil Doğru davranan, doğruluk gösteren, dürüst, Allah'ın emirlerini noksansız tatbik eden demektir.
ADNAN : Eski Türk isimlerinden / İki gökyüzü, iki cennet anlamında 
Adnan : Üstün insan. 
Adnân İnsanlardan üstün olan demektir.
AFFAN : Kendini kötülüklerden uzak tutan 
Affan : Çirkin şeylerden kaçınan, iffetli, namuslu. 
AFŞAR Afşar boyunu oluşturan Türkmenlerin adı
Afşar: Eli çabuk, çabuk iş gören, Oğuz Han'ın oğullarından birinin adı, Türkmenlerin bir boyunun adı. 
AFŞİN Zırh,silah
Afşin Savaşlarda kullanılan giysi. Büyük Türk komutanı.
Ağa: Büyük kardeş, ağabey, köy ve kasabalarda büyük toprak sahibi olan varlıklı kimse 
AGAH : Bilgili / Bilen / Haberli / Uyanık 
Âgah : Bilgili, basiretli, haberdar, uyanık. 
Agâh Bilgili, kalbi uyanık, haberdar anlamındadır.
Ağca: Rengi beyaza yakın, beyazca akça, 
Âhi : Arkadaş, dost, cömert, yiğit. 
Ahmed : Çok övülmüş, beğenilmiş. 
AHMET : Övülmeye değer/ Beğenilmiş / Allah'a şükreden / 
Ahmet Çok övülmüş, medhedilmiş. Peygamberimiz'in (s.a.v.) isimlerinden biridir.
AHSEN En güzel
Ahsen Daha güzel, en güzel, çok güzel anlamındadır.
Aka: Büyük, saygıdeğer kimse,ağa 
Akabey: Varlıklı kimse, ağa ve bey 
AKAD : Soyluluk, Onurlu bir kişiliğe sahip olmak 
Akad: Mezopotamya'da kurulmuş çok eski bir devlet, temiz ad, iyi ad 
Akalp Temiz, yiğit
Akalp: Ak yiğit, ak er, temiz yiğit 
Akan: Akıp gitmekte olan 
Akant: Beyaz yemin, ak yemin 
Akarca: Akıp giden su, akan su, akarsu 
Akarsel: Akıp giden sel. 
Akata: Temiz ata, namuslu ata, lekesiz ata 
AKAY : Beyaz ay,dolunay 
Akay: Parlak ay, aydınlık, ışık ay, dolunay adam, erkek, kuzey Türklerinde erkek çocuklarından büyüğe verilen ad, ağa 
Akba: Sazlık, bataklık, ağba 
Akbaran: Ak güç 
Akbatu: Temiz ve güçlü 
Akbatur Namuslu ve yiğit.
Akbatur: Namuslu ve yiğit 
Akcan: Temiz can 
Akdemir: Dövme demir 
Akdeniz: Ülkemizin güneyindeki deniz 
AKEL : Dürüst,güvenilir 
Aker: Namuslu yiğit 
Akergin: Ak ve olgun 
Akgüç: Namuslu ve güçlü 
AKGÜN : Mutlu,sevinçli gün 
Akgün: Aydınlık gün, mutlu gün 
Akhan: Ak soylu han 
AKİF : Dünya işlerinden uzaklaşıp, ibadet için Allah'a yönelen 
Âkif İbadetle meşgul olan, Allah'a yönelen anlamındadır.
AKİL : Akıllı , Rüştünü kanıtlama konumuna gelmiş , yaptıklarının farkında olan 
Akıman: Eli açık, yiğit, yiğit kimse 
AKIN Karşı tarafın üzerine yapılan saldırı
AKIN : Hızlı bir biçimde düşmana yapılan saldırı 
Akın Alp Akıncı yiğit; çevik, hızlı hareket eden anlamındadır.
Akın Geçici hücum, taarruz, harekat.
Akın: Düşman ülkelerine yapılan saldırı 
Akınalp: Akın yiğidi 
Akıner Akın yapan er.
Akıner: Ekın eri, akın yapan er 
Akıntan: Tan vakti, tanyeri ağarırken yapılan akın 
Akkor: Işık saçan aklığa varıncaya değin ısıtılmış olan, beyaz kor, beyaz ateş 
Akköz: Ak renkte göz, ak kor 
Akman: Lekesiz, temiz kimse, temiz ak, güzel, ak alımlı 
Akmeriç: "Ak gibi Meriç" duru sulu meriç 
Aköz: Özü ak, temiz, 
Akpolat: Ak çelik, Manas Destanı'nda geçen bir ad 
Aksal: "Sal" ile "ak"tan oluşmuş bir ad 
Aksan: Temiz, lekesiz ün 
Aksel: Beyaz sel 
Akşit: Işıklı yüz, aydınlık yüz, Güneş, gün yüzlü, kutlu, uğurlu 
AKTAÇ : Beyaz taç,gelin tacı 
AKTAN : Aydınlık gece 
Aktan: Aydınlık sabah vakti, avlu, evin önündeki açıklık 
Aktaş: Beyaz taş, kireçtaşı 
Aktekin Ak şehzade
Aktimur Ak demir anlamına gelir.
Akün: Iyi ad, temiz ad, temiz ün 
ALAADDİN : Din uğruna çalışan 
Alâeddin Dinin yüce kişisi, büyüğü, şanlısı demektir.
Alatan: Güneş'in doğuşundan önceki vakit 
ALAZ Alev.Dalga dalga.Yer yer
Alaz: Yanan ve ışık veren nesnelerin türlü biçimlerde de uzanan dili, yalaz, yalım alev 
Alçın: Al, kırmızı, kırmızıya çalan küçük bir kuş 
ALDEMİR : Ateşte kıpkırmızı hale getirilen demir Al-Demir 
ALEMDAR Sancak ya da bayrak taşıyan
Algan: Ele geçiren, alan, kentleri, ülkeleri ele geçiren 
Algın: Sevdalı, tutkun, aşık, güçlü, dolgun, keskin,güzel 
Alhan: Al renkli prens 
ALİ Yüksek,büyük
ALİ : Yüce, yüksek, şanlı, onurlu kimse 
Ali Yüksek, yüce, büyük, ulu
Ali: Yüce, yüksek, ulu. Hz. Muhammedin'in damadı, dördüncü halife. 
ALİCAN Ali-can
ALİCAN : Cana yakın, içtenlikli, candan, sıcakkanlı, girişken 
Alican : Cana yakın, kanı sıcak, candan. 
ALİHAN Ali-han
ALİM : Bilim adamı, bilgin ilim bilen, ilimle uğraşan kimse 
ALİNUR Ali-nur
ALİŞAN : Şanı şerefi en yüksek olan 
Âlişan : Şan ve şerefi yüce olan.
Alişan Şan ve şeref sahibi kişi.
Alişir : Aslan Ali. 
ALİZE Bir rüzgar adı
ALKAN : Kızıl kan 
Alkan: Kızıl kan 
Alkım: Yağmur sonu gökte beliren renkli görüntü, gökkuşağı 
ALKIN : Sevdalı,aşık 
Alkın: Korkusuz, yiğit, kızıl kın 
Alkun: El gün, herkes 
ALP Büyük işler başaran,halkça sevilen yiğit
ALP : Kahraman,cesur,savaşçı 
Alp Yiğit, cesur, pehlivan kimse.
Alp: Yiğitler yiğidi yiğit, kahraman, bahadır, yürekli, babayiğit 
Alpağan: Yiğit 
Alpagut: Mal mülk sahibi, çiftlik sahibi, kurt seçkin yiğit 
ALPAR : Yiğit,cesur 
Alparslan Korkusuz, yiğit, kahraman, Aynı zamanda Türklere Anadolu kapılarını açan büyük komutanın adıdır.
Alparslan: Yiğit arslan, kahraman aslan 
ALPASLAN : Aslan gibi cesur,savaşçı beyi 
Alpaslan : Korkusuz, yiğit, güçlü, kuvvetli. 
ALPAY Cesur,yiğit kimse
ALPAY : Cesur,yiğit 
Alpay Büyük ay manasınadır.
Alpay: Yiğit Ay, yiğit ve Ay gibi güzel 
Alpdemir: Yiğit ve demir gibi 
Alpdoğan: Yiğit ve doğan kuşu gibi, yiğit ve yırtıcı, yiğit doğmuş olan, yiğit doğan 
ALPER : Alp + Er Cesur erkek Soylu erkek anlamında 
Alper : Cesur asker, yiğit asker. 
Alper Cesur asker, yiğit asker.
Alper: Yiğit er, yiğit kişi, babayiğit, yiğit erkek 
Alperen : Hem din adamı hem komutan olan yiğit. 
Alperen Mücahdi, savaşçı, derviş.
Alperen: Yiğit ve ermiş kişi 
ALPHAN : Yiğit,hükümdar 
Alphan Kahraman, yiğit, cesur hükümdar anlamındadır.
Alphan: Yiğit han 
Alpkan: Yiğit, yiğit kanlı, soyca yiğit olan 
ALPTEKİN : Alp+ Tekin Soylu prens, güvenilir ve soylu 
Alsan: Ünlen, san, al tanın 
ALTAN Hakan'lara verilen san
ALTAN : Al + Tan Kırmızı + şafak, güneşin şafaktaki kırmızı rengi 
Altan Güneş doğarken ufka yaydığı kızıl renk.
Altan: Kızıl şafak, kızıl tan, altın, Tatar hanlarına verilen bir unvan 
Altaner: Kızıl tan eri, kızıl şafak yiğidi, altın renkli şafak 
ALTAY : Yüksek orman anlamında. Orta Asya'da bir sıradağ 
Altay: Altın, yüce dağ, Orta Asya'daki Tanrıdağı, Tiyanşan Dağları, Asya'da bir Türk budunu 
Altemur : Demirin korlaşmış kırmızı hali. 
ALTUĞ : Al+Tuğ Kırmızı + Tuğ değerli taşlarla süslü tuğ 
Altuğ: Al renkli tuğ, kızıl tuğ, kızıl tuğlu 
Altunç: Kızıl tunç 
Altuner: Çok değerli kimse, altın yiğit 
AMİL Etken , etmen
Âmir : İmâr eden. 
Ammâr : Bir yeri bakımlı hale getiren. 
ANDAÇ Anı olarak verilen veya saklanan
ANDAÇ : Armağan,hediye 
ANGIN Ünlü , tanınmış
Anı: Yaşanmış olgulardan belleğin sakladığı her türlü iz, bir olguyu anımsatan şey, hatıra 
ANIL Anma işine konu olmak
ANIL : Ölçülü davranan, hoşa giden kimse 
Anıl Namın yürüsün anlamındadır.
Anıl: sakin,ağır, amaç, her zaman an 
Ant: Tanrı'yı, kutsal bilinen şeyleri tanık göstererek yapılan onama ya da yansıma, söz verme 
ARAL : Takımada,sıradağlar. 
Aral: Asya'da bir göl, iki şey arası iki şey arasındaki göl ya da deniz, sıra dağlar 
Aran: Ova, kuytu, yer, sıcak yer, kışlak 
ARAS Bir ırmak adı
ARAS : Sahip çıkılan buluntu, Doğu anadoluda bir ırmağın adı 
Aras: Doğu Anadolu'da bir ırmak, Erzurum'a bağlı bir bucak, bulunulmuş mal 
Arat: Yürekli kişi, yüreklilik 
Arca: Çam, çam ağacı, temiz 
ARCAN : Saf,temiz 
ARDA İşaret olarak yere dikilen çubuk
ARDA : Halef, ardından gelen 
Arda İşaret olarak yere dikilen çubuk.
Arda: Sonra gelen, öndekinden sonra, yere dikilen nişan değneği, ardıl Meriç Irmağı'nın Edirne yöresinde sağdan aldığı en önemli kolun adı, Arda Çayı, Uygur yazıtlarında da ad olarak geçer. 
ARDIÇ Yemişleri ilaç olarak kullanılan ağaç
Ardıl: Arkadan gelen, sonra gelen (ilk ya da birkaç çocuktan sonra doğan), öncekinden sonra, ardından gelen 
AREL : Temiz,dürüst 
ARGÜN : Temiz gün, günlük güneşlik, yaşama sevinci veren gün 
Arhan: Temiz han, temiz yönetici, yiğit han. 
Arı: Katışık olmayan, temiz, çiçeklerden bal yapan, iğnesiyle sokan böcek, 
Arıca: Temizce arı gibi 
Arıcan: Temiz kimse 
ARİF : Anlayışlı,tanınmış,meşhur,bilgi sahibi 
Arif İlim, irfan sahibi. Tevhid bilgi ve şuuruna sahip, üstün görüş sahibi.
ARIKAN : Temiz soy 
Arıkan: Saf kan, temiz kan, soylu kan 
ARIN : Temiz,saf - Alın 
Arın: Temiz arı, saf, katışıksız, tertemiz ol, arılaş 
Arınç: Erinç, huzur, barış 
ARKAN : Temiz kandan gelen - Üstün,galip 
Arkan: Arı kan, temiz kan, soylu kan 
Arkın: Arkada, geride olan, ağır, yavaş, sakin dingin 
Arkut: Temiz ve uğurlu arı ve kutlu 
ARMAĞAN Biri için seçilen özel hediye
ARMAĞAN : Hediye,ödül 
Armağan: Birine karşılıksız olarak verilen ödül 
ARMAN : Hasret,özlem - Sıkıntı 
Arman: Dürüst ve temiz kişi 
Arman: İstek, amaç, dürüst, temiz insan, arı insan 
Arol: Arı ol, çalışkan ol 
ARSLAN : Yırtıcı,güçlü,yiğit 
Arslan Güçlülüğün simgesi olarak yiğit, cesur anlamındadır.
Arslan: Aslan 
ARTAÇ : Ar+ Taç Utanma duygusunu baş tacı eden 
Artun: Kendine güvenen, onurlu, ağırbaşlı 
Artunç: Arı tunç, katışıksız tunç 
ARUZ Türk Edebiyatında kullanılan ölçü
ASİL : Soylu, soylu bir aileden gelen,seçkin insan 
ASIM : Temiz, namuslu, sağlam karakterli 
Asım Günahtan sakınan, kendini her türlü kötülükten koruyan temiz ve namuslu kimse demektir.
AŞKIN : Benzerlerinden daha üstün - Coşkun 
Aşkın : Aşmış, ileri, üstün, seçkin. 
Aşkın Geçkin, ilerlemiş, aşmış.
Aşkın: Çok, fazla, üstün, üzüm bağ ve asmalarında yeni göğeren dallar, dalların ucundaki yapraksız, meyvesiz uzantılar 
ASLAN : Türklerin, güçlü insan tanımlarında genellikle seçtikleri ormanlar kralı 
ASRIN : Bu asıra ait, bu devire uygun 
ASUTAY : Hırçın tay 
ATA Dede ve büyükbabalardan herbiri
ATA : Baba, ced, Ecdat, Büyükbaba, Bilge 
Ata : Baba, dede, yaşlı, tecrübeli, bilgili.
Ata: Baba, dede,soyun büyüğü. 
ATABEK Selçuklularda şehzadelerin eğitimcisi
ATABEK : Şehzade eğitmeni - Devlet yetkilisi 
ATABEY : Selçuklularda şehzadeleri eğitmekle görevli kişilere verilen ünvan 
Atabey: Saygıdeğer kimse, Seçuklular döneminde bir ünvan 
ATAÇ Atalardan gelen
ATACAN : Hoşgörülü,babacan 
Atacan: Hoşgörüsü olan kimse, babacan 
ATAHAN : Han soyundan gelen, soylu yiğit 
Atahan: Büyük yönetici, ata durumundaki han 
ATAK : Canlı,girişken-Cömert-Nişancı 
Atak: Atılgan yiğit, yürekli 
ATAKAN : Atasının kanını taşıyan, atasının kanından gelen gücü barındıran 
Atakan Atalarının kanını taşıyan, soyuca çeken.
Atakan: Atalardan gelen kan 
ATALAY : Ünlü,şöhretli 
Atalay : Tanınmış, ünlü. 
Atalay: Benim atam 
ATAMAN : Ata kişi,önder 
Ataman: Ata, ata kişi, başkan bağbuğ 
ATANUR : Atasından aldığı nuru taşıyan 
ATAOL Yüce bir insan ol
ATASOY : Ataların soyundan gelen 
Atâullah : Allah’ın hediyesi, ihsanı, lütfu. 
ATAY : Herkesçe bilinen, tanınmış, ünlü 
ATEŞ Yanmakta olan cisim
ATEŞ : Yanıcı maddelerin yanmasıyla ısı ve ışığın ortaya çıkması 
ATIF : Eğilimli, birine şefkatle eğilen, sevgi duyan / Bir şeye yönlendirilen 
Atıf Merhametli, şefkatli, acıyan.
ATİK Çabuk davranan , çevik
ATIL Bir amaca doğru hızla ilerleme
ATIL : İleri hamle yap, anlamında Atıl, atılmak 
Atıl: İleri doğru fırla 
ATILAY / ATALAY : Kolaylıkla ileri atılabilen, cesur kimse 
ATILGAN Girişgen , hevesli
ATILGAN : Engelleri aşan - Korkusu olmayan 
Atılgan: Güçlüklerden ve tehlikelerden yılmayarak daima ileriye atılan, girişken, tez canlı 
ATİLLA Hun hükümdarı
ATİLLA / ATTİLA : Hunların "Tanrının Kırbacı" denilen büyük hükümdarı 
Atilla Savaşçı, cenkçi.
ATINÇ : Atılgan / Atak 
Atınç: "Sevinç" "Övünç" gibi sözcükler örnekleşerek "atmak" eyleminden yapılmış bir sözcük 
ATLIHAN : At + Han kelimelerinden, İyi ata binen yiğit Han 
ATOM Bir elementin kimyasal tepkimeye giren en küçük parçası
AVNİ : Yardım etmek, yardımda bulunmak, yardımla ilgili 
Avni Kafadar, yardım eden anlamındadır.
Avşar : İşi hemen yapan. 
AYAZ Hava ve gece için soğuk
Ayaz: Duru ve dingin havada çıkan kuru soğuk, bulutsuz ve Ay ışıklı gecede Çıkan soğuk 
AYBAR : Gösterişli,heybetli 
AYBARS Hun Hükümdarı Atilla'nın amcası
AYBARS : Ay ve Pars kelimelerinden, Ay gibi güzel, pars gibi yırtıcı 
Aybars: Ay gibi güzel, pars gibi yırtıcı, (Hun İmparatoru Attila'nın amcasının adı) 
AYBERK Güçlü ışığı olan ay
AYBERK : Sağlam kişilik- Ayın parlaklığı 
Ayberk: Ay kadar güzel olan 
Aybora: Ay kadar güzel, fırtına kadar yıkıcı, Ay ve fırtına 
AYDEMİR Yüzü kavisli bir çeşit keser
AYDEMİR : Ay gibi ışıklı,temiz,demir gibi güçlü 
Aydemir Marangozların kullandığı kavisli bir keser türü.
AYDIN : Beyni çağdaş düşüncelerle aydıınlanmış, bilgili kişi 
Aydın Işıkla aydınlanmış, açık, anlaşılır anlamındadır.
Aydın: Okumuş, bilgili görgülü ve aydınlık kimse, ışıklı, parlak, kutlu, uğurlu, aydınlık, Ay ışığı bulunan gece, Ege Bölgesi'nde bir il 
AYERDEM Ay-erdem
AYGÜN : Ay gibi parlak ve ışıklı güzel gün 
AYHAN : Ay gibi güzel yüzlü hakan Ay +Han 
Ayhan Ay gibi güzel demektir.
Ayhan: Oğuzları oluşturan sağ kol Bozokların inadığı üç gök Tanrısından biri ve Oğuz Han'ın oğlu 
AYKAN : Kanı ay gibi parlak ve temiz Ay Kanlı 
Aykan : Kanı parlak ve canlı. 
AYKON Ay-kon
AYKUT Kutlu ay.Ödül
AYKUT : Kutlu ay, armağan, ödül 
Aykut : Armağan, mükafat, ödül. 
Aykut Mükâfat, ödül, armağan
Aymete: Ay ve Hun İmparatoru Mete'den oluşmuş bir ad 
Aypolat: Ay gibi güzel ve polat gibi sağlam 
AYTAÇ Ay-taç
AYTAÇ : Başında ay gibi ışıklı taç bulunan Ay + Taç 
Aytaç Ay gibi taçlı.
AYTEK Ay-tek
AYTEK : Ay gibi 
AYTEKİN : Tek ay, uğur getiren ay 
Aytekin : Ay gibi tek ve biricik olan, çok değerli. 
Aytekin Ay gibi tek ve çok değerli.
AYTUĞ Ay-tuğ
Aytuğ Padişahların başlıklarına taktıkları sorguç.
Aytun: Ay ve gece, Aylı gece 
Aytuna: Ay gibi güzel ve Tuna Irmağı gibi görkemli 
AYTUNÇ : Ay gibi güzel,tunç kadar sağlam 
Aytunç: Ay gibi güzel ve tunç gibi sağlam 
Aytunca: Ay gibi güzel ve Tunca Irmağı gibi görkemli 
AYVAZ Savaş gemilerinde cerrah yamağı
Ayvaz : Koca, eş. 
AYYÜCE : Ay gibi aydınlık nurlu ve yüce olan er 
AZER : Azerbaycan kelimesinin kökü olan Azer'den.. 
Azer İbrahim (a.s.)'ın amcasının ismidir.
AZİM : Bir şeyler yapmak için kararlı kişi, Azmeden, Azimli 
AZİZ : Onur sahibi yüce, Saygıdeğer, Manevi gücü çok üstün 
Aziz Mağlup edimesi mümkün olmayan, muhterem, çok nurlu, izzet ve şeref sahibi demektir.
Azizhan Yüce padişah, kıymetli hükümdar anlamındadır.
AZMİ : Kemikli, kemikle ilgili / Azim sahibi 
Azmi Niyetli, kararlı, güçlü, kuvvetli.
Azrak: Çok az bulunur, değerli
Babacan : Cana yakın, güvenilir, anlayışlı. 
BABÜR Hindistan'da büyük Müslüman Türk devletinin kurucusu
BABÜR : Hindistan'da yaşayan bir tür kaplan/Babür imparatorluğunun kurucusu Babürşah'tan 
Babür Hindistan'ı alıp büyük bir İslâm Devletini kuran Timur Gürgen Şah'ın oğludur.
BAHA Güzellik,süs,parıltı
BAHA : Değer fiyat, kıymatinin karşılığı, Ederi 
Baha : Değer, kıymet, zariflik, üstünlük. 
Baha Paha, değer, kıymet, güzellik, zariflik.
BAHADIR Savaşlarda yılmazlığıyla üstünlük kazanan kişi
BAHADIR : Yiğit , kahraman, atak, gözünü daldan budaktan esirgemeyen 
Bahadır : Yiğit, cesur, kahraman.
Bahadır Yiğit, kahraman, cesur, cengaver demektir.
Bahadır: Yiğit, batur
Bahaeddin Dinin değerlisi, kıymetlisi, üstünü demektir.
BAHATTİN : Dinin değerlisi,güzelliği 
Bahaullah Allah katında üstün olan, kıymetli olan anlamındadır.
BAHİR : Deniz-Belli, açık-Işıklı,parlak 
BAHRİ : Denizle ilgili, denizci, denizingücü, sonsuzluğu 
Bahri Denize ati, denizci anlamındadır.
BAHTİYAR : Mutlu, talihli, Hayatından memnunolan 
Bahtiyar Mesut, mutlu, bahtlı, talihli.
BAKİ : Süreklilik sahibi, sonsuza kadar kalan, sonsuz, sonu olmayan 
Bâki Sonu olmayan, ebedi olan.
BALA : Küçük çocuk, Yavru, Korunması gereken 
BALABAN : Bir tür yırtıcı kuş. İri cins birtür Doğan (kuş) 
Balamir: M.Ö. 475 yıllarında Don Irmağı'nı geçerek Rusya'yı alan, Tuna kıyılarına dek dayanan bir Türk hükümdarı
BALER : Tatlı dilli, cana yakın 
BALKAN Sarp ve ormanlık sıradağlar
BALKAR Kafkasya'da yaşayan Kıpkaç'ların bir kolu
BALKIR Şimşek.Parıltılı
Balkır: Işıl ışıl parıldar, ışık saçar
BARAN Tarla sürerken sabanın açtığı iz
BARAN : Yağmur mevsimi 
Baran: Durağanlığı harekete çeviren etken, direnci kıran ya da Direnç doğuran özellik, güç, ulu, yüksek
Baranalp: Güçlü yiğit
BARANSEL : Güce, kuvvete ait. Güçsel. 
Baransel: Güçle ilgili, güçlü sel
BARBAROS Avrupa'lılar tarafından Hayrettin Paşa'ya verilen isim
BARBAROS : "Barba Rosse" Kırmızı sakal. Asıl adı Hızır olan büyük Türk amiraline Avrupalıların taktığı ad. 
Barçın: Süslü ipekli kumaş
BARIN : Bütün,tüm - Güç kuvvet 
Barın: Güç, baran; Moğol döneminde Orta Asyada'ki büyük Türk boylarından birinin adı
BARIŞ Kavgasız,savaşsız yaşam
BARIŞ : Uzlaşma. 
Barış Savaşsız durumu, uzlaşma.
Barış: Savaştan ya da dargınlıktan sonra, iki yanın uzlaşması, anlaşması
BARKAN : Çölde oluşan küçük kum kitlesi 
BARKIN : Gezgin, Seyyah, Sürekli gezipdolaşan 
Barkın Gezgin, seyyah anlamına gelir.
Barkın: Görmek, gezmek ereğiyle yolculuklar yapan kimse, gezgin
BARLAS : Kahraman 
Barlas Cenkçi, savaşçı demektir.
Barlas: İyi savaşa, savaşçı yiğit
BARS : Kaplan benzeri yırtıcı hayvan 
Bartu Eski Türk devletlerinden birinin hükümdarının adıdır.
Bartu: En eski Türk hanlarından birinin adı
Bartunç: Güçlü tunç
BAŞAR Girişilen eylemi amaca uygun sonuçlandırmak
BAŞAR : Başarılı ol anlamında 
Başar: Gereken biçimde bitir, yapacağın işte başarıya ulaş
Başaran: Yapacağı işte başarıya ulaşan, işi gereken biçimde bitiren Ereğine ulaşan
BAŞER : Başta gelen 
Başer: Başta gelen kimse, başta gelen er
Başhan: Hanların başı
BASRİ : Gören, görme ile ilgili, görebilmek 
BATI : Güneşin battığı yön 
Batı: Güneş'in battığı yön
Batıbek: Batı beyi
BATIHAN : Batı'nın hükümdarı, hanı 
Batıhan: Batının sultanı, hanı
BATIKAN : Batı+ Khan Batının Hanı ya da Batının Kanı anlamında 
BATIRAY : Ay gibi yiğit 
BATTAL : Kahraman. Oldukça iri yapılı, Alışılmışın dışında büyük 
Battal : Kahraman, cesur, çok büyük. 
BATU Üstün gelen,galip
BATU : Güçlü Kuvvetli 
Batu : Güçlü, kudretli. 
Batu Gelip gelen, gücü yeten anlamındadır.
Batu: Güçlü, yiğit, alp, güneşin battığı yön
BATUHAN : Güçlü Kuvvetli Han. Altınordu devletinin kurucusu Batuhan. 
Batuhan Galip gelen, hükümdar.
Batuhan: Bkz. Batuğhan
BATUR Savaşlarda yılmazlığıyla üstünlük kazanan kişi
BATUR : Korkusuz, yiğit. 
Batur Cesur, yiğit.
Batur: Alp, yiğit, yürekli, bahadır
BATURALP : Yiğitler yiğidi 
Baturalp Yiğitlerin en yiğidi.
Baturalp: Yürekli yiğit, yiğitler yiğidi
Baturay: Hem yiğit hem Ay gibi olan
BAYAR : Büyük, ulu yüce. 
BAYBARS : Eski Türklerin beslediği kaplan 
Baybars: Eskiden Türklerin besledikleri bir tür küçük kaplan; çok zengin ve kaplan gibi yiğit Türk Memluk İmparatorluğu'nun dördüncü sultanının adı
BAYBORA : Fırtına 
Baybora: Hem zengin hem fırtına gibi
BAYCAN : Zengin 
BAYEZİT/BEYAZIT : Birçok Osmanlı şehzadesinin ortakadı. 
BAYHAN : Zengin ve güçlü 
Bayhan: Zengin han
BAYKAL Deniz
BAYKAL : Yaban kısrağı. Moğolistandaki büyükgöl 
Baykal Yaban kısrağı.
Baykal: Yaban atı, Moğolistan'da büyük bir göl, deniz
Baykam: Sağaltman, sağlığa kavuşturan kimse
Baykan: Soylu kimse, zengin ve soylu
BAYRAKTAR : Bayrak taşıyan. 
BAYRAM : Ulusca kutlanılan, Kutsal ve önemli günler. 
Bayram Neşe ve sevinç günü.
BAYSAL : Dirlik düzenlik içinde, sakin,gürültüsüz. 
Baysal: Kavgası dövüşü olmayan ortamın hali, dirlik düzenlik bolluk durumu
Baysan: Varlıklı ve ünlü
BAYÜLKEN Yüce insan
BAYÜLKEN : Göğün 16.katında oturan barış tanrısı 
BEDİR : Ayın ondördü. Dolunay. Ay. 
Bedir : Dolunay. Ayın ondördü gibi güzel. 
Bedir Dolunay, ayın ondördü demektir.
BEDİRHAN : Ay+ Han gibi Bedir + Han 
Bedirhan Hükümdarların, padişahların en iyisi, en güzeli ve sevimlisi.
Bediz: Açık, belli, görünen. 2.Süs
Bedreddin Dinin güzeli, dinin seçkin kişisi anlamına gelir.
BEDRETTİN : Ayın ondördü gibi ışık saçan, temiz ve yüce 
BEDRİ : Ay gibi, aya benzeyen, Aya ait 
Bedri Her bakımdan mükemmel insan, nurlu insan demektir.
Beha: Ender, zor bulunan
BEHÇET : Sevinç, güzellik, güler yüzlülük. 
Behcet : Sevinç, güler yüzlü, şirin. 
Behçet Güleryüzlü, şirin, sevinçli ve sevimli demektir.
BEHİÇ : Şen. Güleryüzlü, Neşeli. 
Behiç Şaduman, şen, şirin, güleryüzlü demektir.
Behir: Deniz
BEHLÜL : Hayır sahibi - Daima gülen 
Behlül : Çok gülen, hayır sahibi, cömert. 
Behlül Çok gülen, çok güldüren.
Behnan : İyi huylu, güler yüzlü, herkesçe sevilen. 
BEHRAM : Merih Yıldızı. 
Behram : Merih yıldızı. 
BEHZAT : Doğuştan iyi, soylu kişi 
Behzat : Soyu güzel, doğuştan asil. 
Behzat Asil, soyu temiz.
Beker: Güçlü, kuvvetli
BEKİ / BEKRİ : El değmemiş, Bakir, Tertemiz, bozulmamış. 
BEKİR : Yeni doğmuş, bakir 
Bekir : İlk çocuk. Genç, taze. 
Bekir İlk çocuk, genç, taze.
Bekir: Sabah erken kalkan.
BEKTAŞ : Saygın, aziz, denk, eşit. 
Bektaş : Akran, eş.
Bektürk: Türk geleneklerine güçlü bir şekilde bağlı olan
Bener: Kendisinin koruyucu olduğuna inanan kişi
Bera : Fazilet, meziyet sahibi.
Bera Olgunluk, iyilik, güzellik.
Beran: Koç başı
BERAT Birine nişan madalya veya herhangi bir ayrıcalık verildiğini bildiren belge
BERAT : İzinli, müsaadeli olmak / Diploma 
Berat Kurtulma, bağışlanma.
Berdan: Eşitliği sağlayan kimse
BEREKET Bolluk,gürlük,ongunluk
Berge: İz
Bergin: Güçlü, kuvvetli
BERHAN : Han soyundan, Hanla ilgili, han üzerine.. (Han=Hakan) 
Berhan: Sağlam, güçlü kan 2.Güçlü komutan
BERK Sert ,sıkı ,sağlam ,katı
BERK : Sağlam güçlü, dayanıklı 
Berk Yaprak, şimşek, yıldırım ve  katı, sert, sağlam manalarına gelir.
Berk: Sert, sağlam, katı 2.Yıldırım
Berkal: Sağlam, güçlü, sert ol
BERKAN : Parlama - Kıvırcık kuzu postu 
Berkan : Şakıyan, parıldayan. 
Berkan: Parıldayış, şakıma
BERKANT : Sağlam Yemin . Berk + Ant. 
Berkant: Bozulamaz yemin 2.Sağlam, güçlü 3. Orta Asya'da sıradağlar
BERKAY Berk-ay
BERKAY : Sağlam yapılı ve ayışığı gibi parlak olan. Ay ışığı, Güçlü ay 
Berkay Kuvvetli, sağlam ay.
Berkay: Güçlü ve ay gibi
BERKE Altınordu Hükümdarı
BERKE : Cengiz Han'ın torununun adı. Değnek, sopa, kamçı anlamında da kullanılır 
Berke: Kamçı, kırbaç
Berker: Güçlü, sağlam erkek
Berkin : Güçlü, sağlam. 
Berkin: Çok kuvvetli 2.Pekiştirilmiş
Berkkan: Geçmişi sağlam olan kimse
Berkman: Kişiliği sağlam olan kimse
Berksan: Adı, sanı sağlam bilinen
Berksay: Sert kaya
Berktan: Tanyeri gibi güzel ve güçlü
BERMAL : Birşeyler yapmakla ilgili, yapan, ortaya çıkaran, becerikli 
Berr İyiliği ve bahşişi çok olan dindar demektir.
Bertan: Tan yeri gibi güzel ve güçlü kimse
Beşer : İnsan. 
BESİM Güleç
BESİM : Güler yüzlü 
Besim Güleç, şen, güler yüzlü kişi demektir.
Beşir : Müjdeleyen. Güler yüzlü. 
Beşir Müjde getiren, müjdeci, güler yüzlü adam demektir.
BETİM Kişi veya olayların genel özelliklerini gözde canlşandırma
Beytullah Allah'ın evi, Kâbe.
BİLAL : İlk ezanı okuyan Bilal-i Habeşi'nin adından.. 
Bilal : Su. 
Bilâl Islaklık, su ve süt gibi boğazı ıslatan şeyler demektir.
Bilal: Suyla ıslatan; ıslaklık
Bilan: Değerli taşlarla süslenmiş kılıç kemeri
BİLGE : Derin bilgi sahibi 
Bilge: Bilgi dağarcığı ile yücelmiş kimse. 2.Göktürk hakanı
Bilgealp: Bilgili ve cesur kişi
BİLGEHAN : Göktürk hakanı 
Bilgehan : Derin bilgi sahibi hakan. 
Bilgekağan: Bilgili ve savaşçı kişi
BİLGİN Herhangi bir konuda derin bilgisi olan.
BİLGİN : Bilgi sahibi. Alim 
BİRANT : Tek yemin. Özelliği olan yemin 
Birant: Yemin, tek ant
BİRCAN : Tek, eşsiz 
Bircan: Yekvücut
BİRKAN Bir-kan
Birkan: Aynı kandan, aynı soydan olan
BİROL : Tek ol, anlamında . Bir + Ol 
Birol Tek kal demek.
Birol: Bir tane olan
Bişr : Güler yüzlü. 
BOĞAÇ : Bir Dedekorkut kahramanı 
BOĞAÇHAN : İnanılmaz derecede güçlü , insanüstü gücü olan 
Boğaçhan: Efsaneleşmiş Türk kahramanı. dede Korkut Öykülerinde adı geçen yiğit
Bolat: Çelik gibi sert
BORA Bir çeşit rüzgar
BORA / BORAN : Ardından yağış getiren şiddetlirüzgar. 
Bora 1.Rüzgar, şimşek, gök gürültüsü ve sağnak yağmurun birlikte olduğu iklim hadisesi. 2.Emevi Halifesi Me'mun'un adıdır.
Bora: Yağmur getiren fırtınalı sert rüzgar
Borahan: Sert hakan
Boran: Rüzgar şimsek ve gökgürültüsü ile ortaya çıkan sağanak yağışlı hava olayı
BOZKURT : Türklerin Orta asyadan çıkışında yol gösterdiğine inanılan efsanevi kurt 
BUĞRA İki hörgüçlü,iri deve
BUĞRA : Erkek deve 
Buğra : Erkek deve, hindi, aslan. 
Buğra Turna kuşu.
Buğra: Erkek deve
BUĞRAHAN : Müslüman Türk Hakanlardan Saltuk Buğrahan. 
Buğrahan: İlk İslam devletlerini kuran Türk hükümdarlarından bazılarına verilen ad
Büke: Pehlivan 2.Bilgili, zeki kişi 3. Ejderha
BÜLENT : Yüksek, uzun, erişilmesi zor, yüce 
Bülent : Yüksek, yüce, uzun.
Bülent Yüksek, ulu, yüce, uzun demek.
BULUT Hava kürede asılıdurmdaki su damlacıkları kütlesi
BULUT : Bildiğimiz bulut. (Havada bulut sen bunu unut gibi)(!) 
Bulut: Havadaki su buharının yükselip yoğunlaşmasıyla oluşan su damlacıkları birikintisi
BUMİN : Baykuş, Puhu kuşu. 
BÜNYAMİN : Hz. Yakup'un oğlu
Bünyamin Hz. Yakub'un oğullarından birinin adıdır.
BURAĞAN Kısa süreli ,güçlü yel.
BURAK Hz. Muhammed'in Kudüs'te dağa çıkarken bindiği at benzeri hayvan
BURAK : Hz. Muhammed'in Miraç'ta bindiği efsanevi ata verilen isim. 
Burak : Peygamber efendimizin Miracda bindiği at. 
Burak Hz. Muhammed'in Miraç'taki bineği.
Burak: Hz. Muhammed'in Miraç'da bindiği atın ismi
BURÇ : Kale, hisar çıkıntısı - Güneş sistemi - sarp yamaç 
BURÇAK Baklagillerden bir bitki
BURÇAK : Baklagillerden bir bitki 
BURÇİN : Dişi geyik. 
BURHAN : Delil, kanıt. 
Burhan : Delil, sağlam delil, hakkı bâtıldan ayıran.
Burhan İlahi aydınlık, mucize, doğru yolu gösteren.
Burhan: Bir şeyi ispat etme aracı, kanıt
Burhaneddin Hak yolunu gösteren kişi.
BURHANETTİN : Dinin kanıtı, dinin delili, isbatı 
Burkay: Buruk ay
BURKHAN Heykel,özellikle Buddha heykeli
CABBAR : Güç ve kuvvet sahibi kimse 
Câbir : Cebreden, zorlayan, galip gelen. 
CAFER : Çay dere küçük akarsu 
Cafer : Çay, dere, küçük akarsu. 
Cafer Küçük akarsu.
ÇAĞAN Bayram
ÇAĞAN : Bayram, şenlik, mutlu gün 
Çağan Şenlik, bayram.
ÇAĞATAY Cengizhan'ın ikinci oğlunun adı.
ÇAĞATAY : Küçük tay, çocuk gibi sevimli 
Çağatay Doğu Türklerin lehçelerine dayanarak verilen ad. Çocukça, çocuk gibi.
ÇAĞDAŞ Çağına uygun
ÇAĞDAŞ : Aynı çağda yaşayan, çağa uygun 
Çağdaş Çağımızda olan ve yaşayan. Yaşadığımız çağa uygun.
ÇAĞIN : Yıldırım, şimşek 
ÇAĞLAR Çağının bilimsel,toplumsal,kültürel özelliklerine ulaşmış
ÇAĞLAR : Çağıldayarak akan su, şelale 
Çağlar Hareketli, atik, çağlayan.
ÇAĞLAYAN Köpürerek yüksekten düşen su
ÇAĞMAN : Çağdaş insan 
ÇAĞRI Davet
ÇAĞRI : Davet 
Çağrı Davet.
Çağrıhan Çakır gözlü hükümdar
Cahid Cehd eden, mücadele eden.
CAHİT : Çalışan çaba gösteren / İnatçıayak direyen 
ÇAKABEY Oğuzlarda bir Türk beyi
ÇAKABEY : 11.yy'da İzmir yöresinde beylik kuran Türk Beyi 
ÇAKAR : Parlayan, ışık veren 
ÇAKIN : Şimşek, parıltı 
ÇAKIR Göz rengi mavi, benekli
ÇAKIR : Mavi renkli, gri benekli gözü olan 
Calp Kuvvetli, güçlü, gayretli.
CAN Yaşamı sağladığına ve ölümle vücuttan ayrıldığına inanılan soyut varlık
CAN : İnsan ve hayvanlarda yaşamı sağlayan ve ilk korunan 
Can 1.Gönül, 2.Güç, kuvvet, hayat.
Can Türk Cana yakın, sevimli Türk
Can: Ruh. Aziz, sevgili. Gönül. 
CANALP : Özünde yiğitlik, güç olan 
Canalp Cana yakın, sevimli, yiğit, kahraman.
CANBERK : Güçlü, sağlam 
Candar : Silahlı asker. 
Cândar Kılıçlı asker, muhafız, canlı, diri anlamına gelir.
CANDAŞ : Dost, yoldaş 
CANDEMİR : Özü demir gibi sağlam 
CANDOĞAN : Cana doğan 
CANEL : Dostluk eli 
CANER : İçten, sevimli 
Caner : Can dostu. 
Caner Samimi dost, candan samimi.
Canib : Yan, taraf, yön. 
Cankan Asil, soylu temiz anlamına gelir.
CANKAT : Yaşamına can ekle, sevinçle dol 
CANKUT : Mutlu, talihli - Talih, şans 
CANSIN : Dostsun, sevgilisin 
CANTEKİN : Tek, eşsiz can 
Cârullah : Allah’a yakın olan, Allah dostu. 
Cavid Ebedi, sonu olmayan.
CAVİT : Sonsuz, ebedi 
ÇAVUŞ : Askerde bir rütbe 
CELAL : Büyüklük ululuk, hışım 
Celâl : Azamet, şeref, kemal ve ikram sahibi.
Celal Ululuk, büyüklük, azamet.
Celâleddin Dinin azametlisi, büyüğü, ulusu demektir.
CELALETTİN : Büyüklük ululuk, hışım 
Celasun Cesur, kahraman, atak, yiğit, becerikli.
CELAYİR : Moğolların kollarından 
ÇELEBİ : Efendi, görgülü, terbiyeli 
Çelebi : Efendi, görgülü ve ince insan. 
ÇELEN : Yakışıklı, saçak, akıllı 
Çelen Kurnaz, becerikli, açıkgöz.
ÇELİK Su verilerek sertleştirilen demir.
ÇELİK : Su verilerek sertleştirilmiş demir 
Çelik Güçlü, kuvvetli, çok sert.
ÇELİKER : Çelik gibi güçlü insan 
CELİL : Ulu, yüce, manevi değeri yüksek olan 
Celil Celalet sahibi, aziz, mertebesi yüksek, ulu.
CEM Hükümdar,şah
CEM : Bir şeyin toplamı, tamamı 
Cem : Hükümdar, şah. 
Cem Toplama, toplanma, bir araya getirme.
CEMAL : Güzellik, özellikle yüz güzelliği 
Cemal : Yüz güzelliği
Cemal 1.Yüz güzelliği, 2.Tasavvufta Allah'ın rahmet tecellisi.
Cemaleddin : Dinin güzeli, dinin cemali. 
CEMALETTİN : Güzellik taşıyan 
Cemali : Yüzü güzel olan, güzellik sahibi. 
Cemali Güzellik sahibi, yüz güzelliğine sahip manasına gelir.
CEMİL : Güzel 
Cemil Güzel, endamlı.
CEMRE : Ateş,kor-Suda,havada,toprakta oluştuğuna inanılan sıcaklık 
Cenab : Büyük, şerefli
CENAN : Yürek, gönül kalp 
CENAP : Manevi büyüklük / Onur 
CENGİZ : Sert ve haşin tabiatlı, kolay yumşamayan 
Cengiz : Sert ve haşin huylu, gönlü yumuşamaz. 
CENGİZHAN : Moğol İmparatorluğunu kuran hükümdar 
CENK Savaş
CENK : Savaşmak , Kısa süreli savaş 
Cenk Harp, savaş
Cerrah : Ameliyat yapan, operatör. 
CESUR Cesaretli,gözüpek,korkusuz
ÇETİN Çözümlenmesi güç olan.
ÇETİN : Güç, zor, engelli 
Çetin 1.Sert; işlenmesi, elde edilmesi, çözümü zor. 2.İnatçı, azimli.
Çetinel Yenilmez, güçlü, kuvvetli el demektir.
Çetiner Güçlü, yenilmez, kuvvetli erkek.
CEVAHİR : Mücevher,değerli süs taşı 
Cevahir Cevherler, kıymetli taşlar, elmaslar.
CEVAT : İyilik, güzellik, olgunluk, kusursuzluk 
Cevat : Çok cömert, eli açık, çok ihsan eden. 
Cevat Eli açık, cömert
CEVDET : Olgunluk, büyüklük - Kusursuzluk 
Cevdet : Güzel, kusursuz, cömert, olgun. 
Cevheri : Cevher sahibi. 
ÇEVİK Çabuklukla davrana kimse
ÇEVİK : Atak, hareketli 
ÇEVRİM : Girdap, sürekli değişim, anafor 
CEYHAN Akdeniz bölgesinde bir nehir
CEYHAN : Güney bölgemizde bir ırmak adı 
CEYHUN : Eski Türk isimlerinden / yiğitgüçlü kişi 
Ceyhun Orta Asya'da Amu-Derya'ya Arap ve Farslıların vermiş oldukları isim.
CEZMİ : Kesin karar veren 
Cezmi : Azimli, kararlı.
Cezmi Kesin kararlı, niyetli ve azim sahibi demektir.
ÇIĞIR : Çığın açtığı iz, yol - Yenilikçilik 
Cihad : Din uğrunda düşmanla ve nefsi ile savaşan. 
CİHAN : Dünya 
Cihan 1.Kâinat, 2.Dünya yerküresi, yeryüzü.
CİHANGİR : Cihanı ele geçiren 
Cihangir : Cihanın büyük bir bölümünü ele geçiren. 
Cihanşah : Dünyanın padişahı. 
CİHAT : Din uğruna savaşmak 
ÇINAR Uzun ömürlü bir ağaç cinsi
ÇINAR : Geniş yapraklı kalın gövdeli uzun ömürlü bir ağaç
CİVAN : Yeni yetme, körpe, genç 
Civan : Genç, taze, delikanlı. 
ÇIVGIN Rüzgar ve karla karışık yağan yağmur
CÖMERT Eliaçık
COŞAR : Heyecan dolu, kabına sığmayan 
COŞKU : Heyecan ve hayranlık uyandıran durum 
COŞKUN : Aşırı heyecanlı, çok duyarlı 
Coşkun Çok aşırı heyecanlı, çok hareketli ve duyarlı.
Coşkuner Aşırı heyecanlanan, çok hareketli erkek.
Cübeyr : Küçük kahraman, küçük yiğit. 
Cübeyr Küçük kahraman, yiğit.
CUMA : Müslümanlar için haftanın kutsal günü 
CUMHUR Topluluk,kalabalık
CUMHUR : Halk topluluğu 
Cumhur 1.Halk, topluluk, 2.Başıboş kalabalık.
CÜNEYT İyi ata binen binici
CÜNEYT : Büyük bir mutasavvuf
Cüneyt : Küçük asker, askercik. 
Cüneyt Küçük asker demektir.
DAĞHAN Yerkabuğunun çıkıntılı bölümleri.Eski Türklerde dağ tanrısı
Dağhan Oğuz Han'ın altı oğlundan birisinin adıdır.
Dâhi : Üstün zekalı, son derece zeki, anlayışlı. 
Dâi : Dua eden, duacı, hak dine çağıran. 
DALAN : Biçim - İnce, zarif 
DALAY : Deniz 
Dânâ : Çok bilen, bilgili. 
DANİŞ : Bilgi, bilme, danışma 
Daniş : Bilgi, bilme, biliş, ilim. 
Danişmend : Bilgili, âlim.
DARCAN : Sıkıntılı, aceleci 
Dâver : Doğru ve insaflı olan, âdil hükümdar. 
Dâver Doğru, adil hükümdar; vezir ya da hakim demektir.
Davud Kendisine ilahi kitaplardan Zebur gönderilen büyük peygamberlerden birisinin adıdır.
DAVUT : Davut peygamberin adı 
DEĞER Yüksek nitelikleri olan kimse
DEHA : Dahi, zekaca çok üstün olan 
DEMİR İşlemeye çok elverişli bir metel
DEMİR : Bildiğimiz, demir / Ondan korkanlar trene binmez. 
DEMİRALP : Demir gibi güçlü, yiğit 
Demiralp Demir gibi sağlam, dayanıklı erkek.
DEMİRCAN : Demir gibi sağlam olan can 
DEMİREL : Demir gibi güçlü eli olan 
DEMİRHAN : Demir gibi güçlü hükümdar 
Demirhan Demir gibi güçlü, kuvvetli hükümdar.
DEMİRKAN : Güçlü soydan gelen 
DENİZ Yeryuzunun cogunu orten su kitlesi
DENİZ : Bu da bildiğimiz masmavi sular 
Denizalp Her şeyi deniz gibi bol olan kahraman.
DENİZHAN Neptun
DENİZHAN : Denizlerin hükümdarı 
DENKTAŞ : Akran, aynı yaşta 
DERİN Çok gelişmiş,çok ilerlemiş
DERİN : Yüzeyi tabanına uzak olan 
DERMAN Güç.Dinç olabilme durumu.
DERVİŞ : Alçak gönüllü, hoşgörü sahibi 
Derviş : Allah için alçak gönüllüğü kabul eden. 
DERYA : Deniz - Engin bilgili - Çok 
DESTAN Efsane
DEVLET : Bütün Ulus 
DEVRAN : Felek, kader 
Devran Dünya, felek, zaman, tarih.
DEVRİM Hızlı,geniş kapsamlı niteliksel değişim
DEVRİM : Önemli ve temelli değişiklik /inkilap 
Dikmen Doruk, dağ tepesi, zirve.
DİLAVER : Yiğit / Yürekli 
Dilaver : Yiğit, yürekli, erkek. 
Dilaver Cesaretli, yürekli, gönül alıcı, yiğit anlamındadır.
Dildâr Gönül zapteden, gönül bağlayan.
Dilhan : İçten, gönülden söyleyen. 
Dilhan Gönülden konuşan, içten söyleyen.
DİLMEN : Güzel konuşan 
DİNÇ Güçlü ve sağlıklı kimse
DİNÇ : Güçlü, sağlıklı 
Dinç Sağlıklı, gücü kuvveti yerinde.
DİNÇER : Dinç + Er / Yorgunluk bilmeyen güçlü sağlam 
Dinçer Sağlam yiğit, güçlü yiğit anlamındadir.
DİRİM Yaşama gücü
DOĞA : Tabiat 
DOĞAÇ Önceden düşünülüp hazırlanmadan ortaya çıkan düşünce,eylem..
DOĞAN : Yırtıcı bir kuş 
Doğan : Atılgan ve yiğit. 
Doğan Uzun kanatlı, hızlı uçan, kuvvetli bir yırtıcı kuş.
Doğanay Ayın ufuktan yeni doğuşu, hilal hali.
Doğaner Yırtıcı, gözü pek olan erkek.
DOĞU : Güneşin doğduğu yön 
DOĞUHAN : Doğunun hükümdarı 
DOĞUKAN : Doğunun hakanı 
DOĞUŞ : Yaradılış 
DORUK Zirve,dağların en yüksek yeri
DORUK : Dağ ya da tepenin en yüksek yeri/ Şahika 
DORUKHAN : Zirvenin hükümdarı 
Dülger : Marangoz.
DUMAN Bir maddenin yanmasıyla çıkan renkli gaz
DÜNDAR : Artçı asker, birliği koruyan asker 
Dündar Gözeten, koruyan asker.
DÜNYA İçinde yaşadığımız gezegen
DÜNYA : Yeryüzü
DURAN : Varlığını sürdüren-Dağyolu-Dingin,sakin 
DURMUŞ : Çocukların sık ölümleri karşısında konulan dilek ifadesi 
Durmuş İslâm'a göre batıl olan, çocukları yaşamayan ailelerde, çocuğun yaşaması için konulan isim.
DURSUN : Çok yaşa , uzun ömürlü ol 
DURU Berrak,saf
DURUKAN : Soylu kan sahibi 
DURUL Berrak duruma gel
DURUL : Suyun durulması, aklanması 
DUYAL : Duygulu duyarlı çabuk duygulanan 
Ebuzer Karınca veya nesil babası. Ecehan : Hanların başı.  ECEVİT Çevik,atılgan ECEVİT : Çevik,çalışkan,açık fikirli- Yaramaz,sinirli  Ecevit Yaramaz, haşarı, afacan. Ecmel : En güzel, en yakışıklı. Ecmel En güzel, yakışıklı, çok güzel. Ecvet : En cömert, varını yoğunu dağıtan. En iyi olan.  Ede : Ata, büyük kardeş, ağabey.  Edhem : Kara donlu, yağız at.  EDİP : Edepli terbiyeli / Edebiyatla ilgilenenkişi  EDİZ Yüksek yer EDİZ : Değerli yüksek  Ediz Ulu, yüce, her şeyin yükseği EFDAL / EFTAL : En değerli en yüksek.  EFE Batı Anadolunun yiğidi EFE : Ağabey - Yiğit,cesur - Kabadayı  Efe : Batı anadolu yiğidi, zeybek.  Efe 1.Yiğit, cesur, 2.Kabadayı. EFGAN : Ağlayıp inleme - feryat  Efken : Atıcı, yıkıcı.  Eflah : Tamamiyle kurtulan, en çok talihe kavuşan.  EFLATUN Açık mor EFLATUN : Açık mor, leylak rengi ile erguvan arası / Bilgin, bilgili, herşeyi bilerek doğan çocuk  EFSUN Büyü Efsun Büyü, afsun. EGE Yaşça büyük,ulu EGE : Yüce, büyük ulu / Ülkemizin Batısındaki deniz  EGEMEN Gücü yeter olup buyruğunu yürüten EGEMEN : Bir yere hakim olan  Egemen Hüküm süren, hakim. EJDER : Bir masal yaratığı, korkulan, güçlü  EKBER : Kebir kelimesinden, En büyük  EKİM Sonbahar mevsiminde bir ay EKİN Tahılın tarlaya atılmasından harman oluncaya kadarki adı EKİN : Tahılın ekiminden, harman dönemine kadarki hali / Kültür  Ekmel : En olgun, mükemmel.  EKREM : Pek cömert, iyiliksever  Ekrem : Çok cömert, iyiliksever, keremi lütfu çok olan. Ekrem Eli açık, iyilik sever, çok cömert. Ekrem Kerem sahibi, daha kerim, çok cömert, çok şerefli ELÇİ Uzlaştırmacı. ELDEM : Sevimli, cana yakın  ELGİN Yurdundan evinden uzak düşmüş kişi Elgin Elinden, memleketinden uzak düşmüş, garip. ELHAN Nameler,ezgiler ELVAN : Renk renk, çok renkli  Elvan : Renkli, renk renk.  Emced : Çok şerefli, ve haysiyet sahibi.  EMİN : Güvenilen, inanılan kimse  Emin 1.Korkusuz kimse, 2.İnanan, güvenen. EMİR Buyruk ,komut EMİR : Reis, aşiret başı, Emreden  Emir : Bir kavmin, şehrin başı, reisi.  Emir Bir işin yapılması veya yapılmamasını isteyen söz, buyruk. EMİRHAN : Emir veren hükümdar, hanın emri  EMRAH Saz çalıp ,oynayan EMRAH : Saz çalıp oynayan  Emrah Osmanlı döneminde yaşamış, tanınmış bir saz şairi. EMRE Aşık,tutkun,müptela EMRE : Aşık, dost, Beylerbeyi, Büyük erkek kardeş  Emre : Aşık, dost, abi. Beylerbeyi. Emre Âşık, müptela, düşkün. EMRİ Emirle ilgili EMRULLAH : Allah'ın emri  Emrullah Allah'ın meydana getirdiği varlığı, işi demektir. ENDER : Seçkin, eşi benzeri az bulunan  Ender Çok az, çok nadir, çok seyrek bulunur. Enderun İç, kalp, gönül. ENER : En yiğit, en kahraman  Enes : İnsan.  Enes İnsan demektir. ENGİN Uçsuz ,bucaksız ENGİN : Ucu bucağı olmayan genişlik  Engin : Uçsuz bucaksız deniz.  Engin Çok geniş, uçsuz bucaksız, göz alabildiğince. ENGİNSU Deniz ENGİNSU : Açık deniz  ENİS Dost,arkadaş ENİS : Dost, arkadaş  Enis Sevimli dost, arkadaş, cana yakın. ENSAR : Hz. Muhammed'i Medine'ye davet edenlere verilen isim  Ensar Yardımcılar. ENVER : En ışıklı, en parlaki  Enver : Çok nurlu, çok ışıklı, çok parlak, çok güzel.  Enver Daha nurlu, en nurlu, çok parlak. ERALP : Yiğit  Eralp Yiğit, kahraman erkek. ERAN Er-an ERAY : Ay gibi parlak erkek  Eray Ay gibi parlak, temiz erkek. ERBATUR : Cesur, yiğit  ERBERK : Şimşek gibi yiğit  Erberk Şimşek gibi erkek. ERCAN : Er canlı, korkusuz yiğit  Ercan Korkusuz, yiğit, canlı erkek demektir. ERCE: Erkekçe, askerce. ERÇİN : Erken doğan, En erken davranan  Erçin Merdiven, basamak. Ercümend : Muhterem, şerefli, itibarlı.  ERCÜMENT : İtibarlı, haysiyetli, değerli  Ercüment İtibarlı, haysiyetli, muazzez kişi. Erda Beyaz karınca anlamındadır. ERDAL : Erken yeşeren dal / Er + Dal  Erdal Bir ağacın en sağlam, en kalın dalı. ERDEM Düşünce ve davranışta iiyiliklerin bir araya gelmesiyle beliren yetkinlik ERDEM : Fazilet, insanın insan yapan değerleri  Erdem : Fazilet.  Erdem 1.Fazilet, 2.Maharet, hüner. ERDEN : Bekaret / İnsan eli değmemiş /Erkenden  ERDİNÇ : Dinç erkek Er + Dinç  Erdinç Dinç erkek demektir. ERDOĞAN : Doğuştan yiğit / Erken doğan  Erdoğan Doğan kuşu gibi erkek olan, kahraman, yiğit. Erel Kahraman, erkek eli, tez iş gören. EREM : Ulaşmak, kavuşmak için çaba gösteren  EREN Evliya, aziz EREN : Ermiş kişi Ermekten  Eren 1.Yetişen, ulaşan, vasıl olan. 2.Cesur, yiğit adam. ERENAY : Ermiş olan Ay gibi nurlu  ERGİN Olgunlaşmış,ermiş kişi ERGİN : Olgunlaşmış, güngörmüş  Ergin Olgun, gün görmüş, olgunlaşmış kişi. ERGUN : Oynak, hızlı giden at  ERGÜN : Yumuşak huylu, uysal  Ergün : Sert başlı, oynak ve hızlı giden at.  Ergün Sert başlı, oynak, hızlı giden at. Ergüner Çevik, atik, sert başlı erkek. ERGUVAN Eflatun ile kırmızı arası çiçek açan süs bitkisi ERHAN : Yiğit hakan  Erhan : Yiğit hakan.  Erhan Yiğit, kahraman, hakan, hükümdar. ERHUN : Hunlu yiğit  ERİM Bireyin erebileceği uzaklık ERİM : Sevgi, mutlu haber  ERİNÇ : Rahat, dirlik  ERK Güç ERKAL : Erkek kal  Erkam : Rakamlar, isimler. Erkâm Rakamlar manasınadır. Peygamber (s.a.v.)'in büyük sahabilerinden birisidir. ERKAN : Erkek kanlı  Erkan : Esaslar, direkler, reisler.  Erkân 1.Esas temeller, 2.İleri gelen kişiler, ulular. ERKİN İstediği gibi davranabilen,özgür ERKİN : Özgür, serbest. Koşulsuz iş gören  Erkin : Bağımsız hareket eden.  ERKSİN Güçlü ve kuvvetlisin ERKUT : Kutlu yiğit  ERMAN : Erdemli yiğit  Erman : Arzusu, isteği olan. Erman İstek, arzu, pişman olma. EROL : Erkek ol sözünde dur anlamında  Erol Erkek ol, sözünde dur. Erol: Sözünde duran er.  ERSAN : Adıyla ün salmış  Erşan Yiğitliğiyle tanınmış erkek. ERŞAT : Doğru yolu bulan  ERSEN : Kolay, zor olmayan  ERSİN : Erkeksin anlamında  Ersin Muradına kavuşsun, her istediği olsun. ERTAÇ : Erkekliği taç gibi taşıyan  ERTAN : Tan gibi ateş renkli er  Ertan Erken, gün doğma zamanı. ERTEM : Erdem / Fazilet  ERTEN : Sabah, gündoğumu anı  ERTUĞRUL : Temiz yürekli doğru yiğit  Ertuğrul : Temiz, yürekli, doğru insan.  Ertuğrul Doğru, temiz yürekli insan. ERTUNÇ Tunç gibi sağlam erkek ERTUNGA Yiğit,hakan ERYAMAN : Güçlü, becerikli  ESAT : Çok uğurlu ve mutlu  Esat : Çok uğurlu ve mutlu.  Esat Çok mutlu, hayırlı, saadetli. Esed : Aslan, gazanfer, cesur.  ESEN : Sağ, sağlıklı  ESER Yapıt ESER : Nişan, iz - Etki - Yapıt - Soğuk esen rüzgar  EŞREF : Şerefli, şeref sahibi / Uğurlu  Eşref : En çok şerefli, itibarı en çok yüksek olan.  Eşref Şerefli, nurlu, itibarı çok yüksek olan kişi. Esved : Siyah, esmer. Etem : Kusursuz, noksansız.  Ethem Eksiksiz, noksansız, tam. ETKİN Hareketli,yaptırıcı EVGİN : Telaşlı, aceleci  Evran : Baht, büyük yılan. EVREN Varolan şeylerin tamamı EVREN : Kainat, yaratılmışların tümü  Evren 1.Büyük yılan, ejderha, 2.Ulu, yüce, 3.Kâinat, dünya. EVRENSEL Her şeyi kapsayan, dünya ölçüsünde olan EVRİM : Aşamalarla kendini gösteren ilerleme,değişim  EYLEM Bir amaç ve yöntemle yapılan oluş Eymen : Daha uğurlu, çok talihli, hayırlı. Sağ taraftaki. EYÜP : Sabırın simgesi olmuş bir peygamber  Eyüp : Tevbe eden, hatalarına pişman olan.  Eyyûb Tövbe eden, günahlarından pişman olan. EZEL : Başlangıcı olmayan Ezrak : Mavi, gök renkli. Su gibi saf ve temiz olan. 
FADIL : Erdemli, üstün, parlak 
Fadıl Fazilet sahibi, erdemli, üstün, parlak anlamındadır
FAHİR : Övünülecek, parlak, şanlı, güzel 
Fahreddin : Dinin büyüğü, dinde övülmeye layık. 
FAHRETTİN : Diniyle övünen 
Fahrettin Dini büyüğü, övülmeye lâyık kişi.
FAHRİ : Karşılıksız kabul edilen görev,iş 
Fahri Bir karşılık beklemeden yalnızca şeref ve iftihar vesilesi olarak kabul edilen.
FAİK : Başkalarından daha ileri, üstün 
Faik Üstün, seçkin, yüksek, ileri.
FAKİR : Yoksul 
FALİH : Başarı kazanan, isteğine ulaşan 
Fâlih : İsteğine kavuşan, başaran. Çiftçi.
Faris : Yiğit, mert, binici, at yetiştiricisi. 
Faris Anlayışlı, herhangi bir konuda yetkili olan.
FARUK : Bir işi sonuca ulaştıran 
Faruk : Hak ile bâtılı ayıran.
Faruk 1.Ayıran, ayırt eden, doğruyu yanlışı ayıran. 2.Tasavvufta Allah anlamındadır.
Fasih : Güzel, düzgün ve açık konuşan. 
FATİH : Ele geçiren, fetheden 
Fatih : Fetheden, zapteden, aşan. 
Fatih Fetheden.
Fatin: Zeki, anlayışlı.
Faysal : Kesin hüküm vereni. Keskin kılıç. 
Faysal Keskin kılıç.
FAZIL : Erdemli, manevi değerce üstün 
Fazıl 1.Fazilet sahibi, iyi ahlâklı, üstün, değerli, olgun. 2.İlim ve irfanı yüksek.
Fazlı : İyilik, fazilet, erdem, lütuf. 
Fazlullah : Allahü teâlânın lütfu. Üstün ve değerli
Feda : Kurban olma, gözden çıkarma. 
Fedai : Canını esirgemeyen, can vermeye hazır. 
FEHİM : Anlayışlı, zeki 
Fehmi Zeki, akıllı, anlayışlı; anlayışa mensup.
Feramuş : Hatırdan çıkan, unutulan. 
Feramuz : Şanlı, şerefli, ün kazanmış. 
Ferda 1.Yarın, yarınki gün, ertesi., 2.Gelecek zaman., 3.Kıyamet, mahşer, ahiret.
FERDİ : Bireysel, tek başına 
Ferdi 1.Fertle ilgili, ferde has., 2.Tek başına yapılan, tek şey.
FERHAN Sevinçli,neşeli
FERHAN : Sevinçli, mutlu 
Ferhan : Sevinçli, neşeli, ferahlı, şen, memnun. 
Ferhan Sevinçli, mesut.
FERHAT Güçlüyü yenip bir yeri ele geçiren
FERHAT : Rahatlık 
Ferhat : Sevinç, neşe sahibi. 
Ferhat Sevinç, neşe, sürur demektir.
Ferhat Vücudu etine dolgun, cüsseli ve güzel kişi.
FERİD : Eşsiz, tek, benzeri olmayan 
Feridüddin : Dinin en üstünü. 
FERİDUN : Tek, eşsiz, benzeri olmayan 
Feridun : Tek, eşi ve benzeri olmayan, kıymetli cevher. 
Feridun Tek, eşi benzeri olmayan, cevher.
FERİT : Avcı kuş 
Ferit Tek, eşsiz.
FERKAN : Güçlü, saygın soydan gelen 
Ferman : Emir. Padişahların tarafından verilen emir. 
FERRUH : Kutlu, uğurlu, aydınlık yüzlü 
Ferruh : Uğurlu, mübarek, yüzü nurlu, aydın. 
Ferruh Kutlu, uğurlu. Mutlu, sevinçli.
FETHİ : Fetih ile ilgili 
Fethullah Allah'ın fethi, Allah'ın fethi ile müyesser kıldığı kişi
Fettah : Fetheden, her türlü müşkülleri kolaylaştıran.
FEVZİ : Kurtuluş ve zaferle ilgili, üstünlük başarı 
Fevzi Kurtuluşa eren, selamette olan, acılardan kurtulup muratlara eren.
FEYEZAN Su baskını ,sel
FEYYAZ Bol,verimli,gür
FEYYAZ : Bereketli, gür, bol 
Feyyâz : Feyz, bereket ve bolluk veren. 
Feyyaz Çok feyizli, bol verimli.
FEYZİ : Verimlilik, bolluk 
FEYZULLAH : İlhamını Allah'tan alan 
Feyzullah : Allahü teâlânın feyzi. 
Feyzullah Allah'ın bereketi.
FEZA Uzay
FEZA : Gökyüzü, uzay 
FİKRET : Düşünmek, düşünceye dalmak 
Fikret Düşünme, düşünmek, Fikir, maksat, niyet
FİKRİ : Düşünce ile ilgili / fikir sahibi 
Fikri Fikre ati, fikirle ilgili.
FIRAT Bir nehir adı
FIRAT : Tatlı su - Türkiye'nin en uzun akarsuyu 
FUAT (D) : Yürek, kalp gönül 
Fuat : Kalb, gönül. 
Fuat Kalp, yürek, gönül.
FURKAN İyi ile kötü arasındaki farkı gösteren herşey
FURKAN : İyi ile kötüyü birbirinden ayıran kanıt / Kuran-ı Kerim
Furkan : İyi ile kötü, doğru ile yanlış arasındaki farkı gösteren. 
Furkân Hakkı batıldan, doğruyu yanlıştan ayıran Kitabımız Kur'ân-ı Kerim'in bir adıdır.
Fuzuli : Fazla, anlamsız, yersiz. 
GAFFAR : Acıyan, bağışlayan 
Gaffar Çok bağışlayan, merhamet eden, affeden.
GAFUR : Bağışlayıcı, günahları affedici 
GALİP : Yenen, üstün gelen 
GANİ : Zengin, cömert, bol çok, elindekiyle yetinen 
GARİP : Kimsesiz, yalnız, yabancı / Tuhaf 
GAZANFER : Aslan - Yiğit, yürekli 
Gazanfer : Yiğit, aslan gibi cesur. 
Gazanfer İri arslan, mecazen yiğit, cesur, yürekli, kahraman kişi.
GAZİ : Savaşta yara alan 
Gazi : Savaştan sağ dönen. 
GEDİZ : Su birikintisi, gölcük - Ege'de bir akarsu 
GENCAL : Genç, taze 
GENCALP : Genç yiğit, kahraman 
GENCAY : Ayın bir haftalık hali, hilal 
GENCER : Genç yiğit 
Gencer Yeni, taze, körpe kişi, yiğit.
GENCO : Genç olmaktan,genç o anlamına 
Gevheri : Pırlanta gibi temiz insan. 
GİRAY Eskiden Kırım prenslerinin kullandığı san
GİRAY : Uygun, eskiden Kırım hanlarına verilen ünvan 
Giray: Kırım hanı.
GİRGİN : Kolay yakınlık kuran 
Gıyas : Yardım eden. 
GÖKADA Samanyolu gibi bağımsız uzay adası
GÖKALP Mavi gözlü yiğit
GÖKALP : Mavi gözlü yiğit - Göklerin yiğidi 
Gökalp Göklerin yiğidi, bahadır anlamındadır.
GÖKAY : Gök ve Ay gibi güzel olan 
Gökben Uzak, sema, gökle ilgili.
GÖKBERK Yeşil yaprak
GÖKBERK : Yeşil yaprak 
GÖKCAN : Yeşermiş, taze can, özlemle dolucan 
GÖKÇE : Gökrengi, göğce 
GÖKÇEN : Güzel, hoş 
GÖKER : Gökyüzü gibi er 
GÖKHAN Uranüs gezegeni
GÖKHAN : Göklerin hakanı Gök gibi büyükhan 
GÖKHUN : Eski Türk isimlerinden Gök+Hun 
GÖKMEN Sarışın,mavi gözlü kimse
GÖKMEN : Gök rengi gözlü 
Gökmen Mavi gözlü, sarışın kimse.
GÖKOVA Muğla ilinde bir körfez
GÖKSEL Gökle ilgili.
GÖKSEL : Gökle ilgili, göğe ait 
GÖKSENİN Gök-senin
GÖKTAN : Mavi şafak 
GÖKTUĞ : Gök renkli Tuğ sahibi 
GÖKTÜRK Orta Asya da yaşamış eski Türk budunu.
GÖKTÜRK : Kök Türk / Tarihte bir Türk devleti 
GÖNENÇ Bolluk ve rahatlık içinde yaşama
Gönenç Refah hali, mutluluk anlamındadır.
Göngör İyi günler yaşa anlamındadır.
GÖRKEM Göz alıcı ve gösterişli
Görkem İhtişam, gösteriş.
GÜÇHAN : Çetin, güçlü han 
GÜÇLÜ : Kuvvetli, gücü yerinde - Önemli, etkili - Şiddetli 
GÜLHAN : Gül gibi güzel hakan 
Gülhan Gül gibi sevilen, beğenilen hakan.
GÜLTEKİN : Kültigin adından.. Güvenilen, herkese hayrı dokunan 
Gültekin Güvenilir, herkese hayrı dokunan demektir.
GÜN Dünyanın kendi ekseninde bir kez dönmesi.
GÜNALP : Güneş gibi yiğit 
GÜNAY : Güneş ve ay - Güneşli yer 
Günay Güneşin devri, güneş görünen yer.
GÜNDOĞDU : Doğudan esen yel - Güneşin doğduğu yön 
GÜNDÜZ : Gecenin karşıtı 
GÜNER : Güneşin doğma zamanı 
Güner Günün erken zamanı.
GÜNERİ : Günün yiğidi 
GÜNEŞ Gezegenlere ısı ve ışık veren gök cismi.
GÜNEŞ : Gezegen sistemimizin enerji kaynağı 
GÜNEY : Dört yönden biri - Her zaman güneşli yer 
GÜNGÖR : İyi günler yaşa anlamında 
GÜNHAN : Oğuz'un altı oğulundan Güneşi simgeleyenin adı 
GÜNSEL : Gün ışığı, ışık seli 
GÜNSER : Işık ver, parla 
GÜNTAN : Güneşin doğuşundan az önceki zaman 
GÜNTEKİN : Güneş gibi tek 
GÜR Bol ve güçlü çıkan.
GÜRAL : Çok al, bol al 
GÜRALP : Güçlü yiğit 
GÜRAY : Bereketli, bolluk içinde olan ay 
GÜRBÜZ : Gelişmiş, iri yapılı, sağlam 
Gürbüz : Toplu, güçlü dinç erkek. 
GÜRCAN : Herkesi seven, özveride bulunan 
Gürdal Gelişmiş dal, yaprağı meyvesi çok bol olan.
GÜREL : Sürekli oluşum ve dönüşüm halinde olan 
Gürhan Hanlar hanı anlamındadır.
GÜRKAN : Gürbüz, kanı bol 
Gürkan Bol kanlı, yiğit, kahraman.
GÜROL : Hayat boyu herşeyin bol olsun 
Gürol Daima bol, verimli olan.
GÜRSEL : Gürlükle ilgili, gür olan 
Gürsel Gür olan, bol bulunan.
GÜRSOY : Güçlü, kalabalık soydan 
GÜRTAN : Işıklı, geniş tan yeri 
GURUR Özsaygı , içdeğer
GÜVEN Korku ve kuşku duymadan inanma duygusu
GÜVEN : İtimat, emniyet 
Güven İtimat, emniyet.
Güvenalp Güvenilecek, yiğit.
GÜVENÇ Güvenme duygusu
GÜVENÇ : Güven - Sevinçli - Dayanak, yardım 
GÜZEY : Güneş görmeyen yer, kuzey
Habbab : Seven, sevgili, dost. 
HABİB : Sevgili, dost 
Habib Sevgili, dost, sevilen.
Habibullah Allah'ın (c.c.) sevgilisi Hz. Muhammed (s.a.v.)
Habil : Yumuşak ve temiz huylu.
HACI : Hicaz'a gidip hac törenine katılan 
Hacib : Kapıcı, kapıcı başı. 
Hâdi Hidayet eden, doğru yolu gösteren, muradına erdiren Cenab-ı Allah anlamındadır.
Hafi : Güler yüzlü, çok ikramcı, gizli. 
Hafid : Torun. 
HAFIZ : Ezberleyen/ Özellikle Kuran-ı Kerimi ezbere okuyan 
Hafız Koruyan ve esirgeyen Allah'ın isimlerinden biridir.
HAKAN Osmanlı döneminde hükümdara verilen ünvanlardan biri.
HAKAN : Büyük Han, Hanlar hanı (Hükümdar anlamına=Han) 
Hakan : Türk hükümdarı. 
Hakan Türk imparatorlarına verilen bir ünvandır.
Hakem : Hüküm veren. 
Haki : Hikaye eden, anlatan.
HAKKI : Doğrulukla, adaletle ilgili 
Hakkı : Doğru olan, irfan sahibi, insaflı.
Hakkı Hak ile alakalı, doğruluk ve irfan sahibi.
HALDUN : Kalp, yürek / Yüreklilik 
Haldun : Devamlı yaşlanıp ihtiyarlamayan. 
Haldun 1.Yaşlanıp ihtiyarlamayanlar, devamlılar. 2.Korkusuz, cesur.
HALİÇ Kara içine uzanmış dar deniz
Halife : Birinin yerine geçen . 
HALİL : İçten, dost çok yakın arkadaş 
Halil : Dost, sevgili, samimi dost, içten arkadaş. 
Halil Dost, samimi, hakiki dost.
Halilullah Allah dostu demektir. Hazreti İbrahim'in lakabıdır.
HALİM : Yumuşak huylu, sakin yaradılışlı 
Halim Uysal, yumuşak huylu.
HALİS : Saf katkısız duru 
Hâlis Karışmamış, karışıksız, saf, hilesiz.
HALİT : Süregelen, sürekli, geç yaşlanan 
Halit Sürekli , daima
HALUK Herkesle iyi geçinen,temiz huylu
HALUK : Herkesle iyi geçinen iyi ahlaklı 
Haluk : İyi ve güzel huylu, geçim ehli, İslama yakışır. 
Haluk Güzel ahlâklı, herkesle iyi geçinen, iyi huylu.
HAMDİ : Hamd eden, şükreden / Tanrı ileilgili 
Hamdi Allah'a şükreden, hamdeden.
HAMDULLAH : Allah'ın övgüsü 
Hamdullah : Allahü teâlâya hamd eden. 
HAMİ : Koruyan, arka çıkan, koruyucu 
Hami Himaye eden, koruyan, koruyucu.
HAMİT : Övgüye değer 
Hamit Hamd eden.
Hammâd : Çok hamd eden, çok dua eden. 
HAMZA : Aslan 
Hamza : Aslan, heybetli, azametli. 
Hamza Heybetli, azametli demektir. Peygamber (s.a.v.)'in Uhud Savaşı'nda şehid olan amcasının ismidir.
Han : Hakan veya hakana bağlı hükümdar. 
HANEFİ : Tanrı'nın birliğine iman eden 
Hanefi : İstikamet üzere olan.
Hani : Yumuşaklık ve vakar sahibi.
HARUN İnat edip yerinde duran ,huysuz at
HARUN : Huysuz at / Postacı / İnatçı 
Harun İnatçı, huysuz, yürümeyen.
HASAN : Güzellik, iyi davranma, iyilik 
Hasan : Güzel, iyi, hoş. 
Hasan Güzellik, iyilik, hoşluk.
Haseki : Hükümdarların hizmetlerine tahsis edilen zat.
Hasibi : Cömert, hayırhah. 
HAŞİM : Ezen, kıran, parçalayan 
Haşim : Ezen, parçalayan. Hürmet ve ikram eden. 
Haşim Ezen, parçalayan, kıran, mahir, süt sağan.
Hasin : Kuvvetli, sağlam, muhafaza eden. 
HASİP / HASBİ : Kişisel değeri olan, ünlü bir soydan gelen 
HAŞMET Görkem
HAŞMET : İhtişam, büyüklük, görkemlilik 
Haşmet : Heybet ve ihtişam sahibi. Tevazu gösteren. 
Haşmet Alçak gönüllülük, nezaket, kibarlık ve cömertlik anlamına gelir.
HASRET : Özlem 
HATAY : İl adı Antakya olan kentimizin adı 
Hâtem : Mühür, üstü mühürlü yüzük, en son. 
HATEM/ HATEMİ : Sonuncu en son olan / Mühürcü 
Hatip : Hitabeden, güzel söz söyleyen.
Hattâb : Çok güzel konuşan ve nasihat eden. 
Hayali : Hayal eden. 
HAYAT Doğumdan ölüme olan süre.
HAYATİ : Yaşamsal, yaşamla ilgili önemli olan 
Hayati Hayatla ilgili, hayata ait.
HAYDAR : Aslan / Çok cesur 
Haydar : Aslan, cesur, yiğit, kahraman.
Haydar 1.Aslan., 2.Çok cesur, yiğit bir kimse. Hz. Ali (k.v.)'ye verilen bir lakaptır.
Hayrani : Hayran olan.
Hayreddin: Dinde hayırlı kimse, dinin hayırlısı.
HAYRETTİN : Hayır eden, hayır sahibi 
Hayrettin Dinin hayırlısı, faydalısı, iyisi demektir.
HAYRİ : Hayırla, iyilikle ilgili 
Hayri Hayra ait, iyilikle ilgili.
HAYRULLAH : Allah'ın hayırlı ettiği 
Hayrullah Allah'ın (c.c.) hayırlı kıldığı kişi.
HAZAR : Barış / Bir yerde oturma hali 
Hazar Barış hali.
HAZIM : Hezimete uğratan 
Hazım : ihtiyatlı, basiretli, gözü açık, hazımlı.
HEYBET : Korku ve saygı uyandıran görünüş 
Hicabi : Mahcup, utangaç, hayalı, edepli, terbiyeli, iffetli.
HİCRİ : Göç eden / Hicrete ait, hicretle ilgili 
HİDAYET : Doğru yolu arama / Yol gösterme 
HIFZI : Saklamak, korumak, hafızaya almak 
Hıfzı Muhafaza eden, ezberleyen, unutmayan.
HİKMET : Felsefe, gizli, bilinmeyen güç 
Hikmet 1.Yüksek bilgi, 2.Felsefe, 3.Sebep, Allah'ın hikmeti.
Hikmetullah Allah'ın hikmeti, yalnız Allah'ın bileceği iş.
HİLMİ : Yumuşak huylu, sabırl 
Hilmi : Yumuşak huylu, sabırlı, vakarlı, sakin. 
Hilmi Sabırlı, sakin, yumuşak huylu.
HİMMET : Çalışma, çaba 
Himmet : Lütfeden, gayret eden. 
Himmet Gayret etmek, çalışma, çabalama.
HINCAL Öçal.
HINCAL : Öc al, intikam al anlamında 
HİRAM : Yürüme, gezinme 
HİŞAM : Eski bir Endülüs hükümdarının adı 
Hişam : Haya eden, utanan. 
HİSAR Eskiden taştan yapılan,yüksek kuleli kale
HİTİT Anadolu'da kurulan Eti imparatorluğu
HIZIR : Darda kalanların yardımına koşan 
Hızır : Yeşil.
Hüccet : Senet, vesika, delil.
Hud : Büyük, çok hürmet eden. 
Hüdâvendigâr : Hükümdar, sultan, âmir, hâkim.
HÜDAVERDİ : Allah verdi, çocuk özlemi çekenaileler ilk çocuklarına genellikle bu adı verirler 
Hüdaverdi Allah verdi demektir.
Hüdayi : Hüdânın kulu.
HULKİ : İyi ahlaklı iyi huylu 
Hulki İyi ahlâklı, iyi huylu, yarıdılışına uygun.
HULUSİ : Saflık, doğruluk, içtenlik 
Hulusi : Halis, saf, samimi, candan, içi temiz. 
Hulusi Halis, saf, samimi, içi temiz, candan.
Hüma Saadet, kutluluk.
Hümayun : Mübarek, mutlu, padişaha olan. 
HÜR Özgür
HÜRAY : Ay gibi özgür 
HÜRKAN : Özgür soydan gelen 
Hürkan Özgür kandan, özgür soydan gelen.
HÜRRİYET Özgürlük
Hurşid : Güneş.
HURŞİT : Güneş 
Hurşit Güneş, hür, şemsiye.
HÜSAM : Keskin kılıç 
Hüsameddin : Dinin keskin kılıcı. 
HÜSAMETTİN : Dinin keskin kılıcı 
Hüsamettin Dinin keskin kılıcı demektir.
HÜSEYİN : Ruh ve madde güzelliği 
Hüseyin : Küçük güzel. 
Hüseyin Hz. Ali'nin oğlu, Resulü Ekrem (s.a.v.)'in torunudur. 2.Küçük, güzel sevgili.
HÜSMEN : Hüseyin 
HÜSNÜ : Güzellikle ilgili, güzelliğe ait 
Hüsnü İyilik, kemal sahibi, eksiksiz anlamındadır.
HÜSREV : Büyük padişah, hükümdar
Hüsrev : Padişah, hükümdar, sultan. 
Hüsrev Hükümdar, şah.
Huzeyfe : Küçük testici, çömlekçi çırağı.
İBRAHİM : İbranice'de hakların babası anlamında 
İbrahim Hakların babası anlamına gelir. Bu isim oğlu İsmail'i Allah yolunda kurban etmekle imtihan olunmuş, Kur'an-ı Kerim'de 69 yerde adı geçen büyük Peygamberlerden birinin adıdır.
İDRİS : Beyaz renkli çiçek açan bir ağaç cinsi 
İdris İlim ve fende ileri seviyede olan demektir. Bu isim Kur'an-ı Kerim'de iki yerde geçen ve Hz. Adem (a.s.)'in çocuklarından olan bir Peygamberin adıdır.
İHSAN : Bağışlamak, yardım etmek, iyiliketmek 
İhsan : Hakkından fazlasını veren. 
İhsan İyilik etmek, bağışlamak, cömertlik yapmak.
İhvan : Sadık, samimi, candan dost.
İkbal Baht açıklığı, işlerin yolunda gitmesi, arzu, istek, mutlu, dinç.
İKLİM Bir bölgenin hava koşullarıyla beliren durumu
İkrime : Kerem sahibi, cömert. 
İLBAY Vali
İLBEY : Egemen olan 
İlbey Bir ülkenin beyi.
İLCAN : Ülkede en sevilen 
ILDIR : Parıltı, parlayış - Alacakaranlık 
ILDIZ : Yıldız - Gündönümünden 10 gün öncesi 
ILGAR Dizginlerinden kurtulmuş atın drt nala koşması.
ILGAR : Çabuk, hızlı - Hücüm, akın - Havanın açık olması - Öfke 
ILGAZ : Atın dört nala koşması - Akın, hücum - Çankırı'nın merkez ilçesi - Bir dağ 
İLGİ Dikkati öncelikle belirli birinin üzerinde toplama.
İLGİ : İlişki - Yakınlık duyma 
Ilgın Kumlu toprakta yetişen çit bitkisi.
İLHAM İçe doğma,esin
İLHAM : İçe doğma, esin 
İLHAMİ : İçine doğmakla ilgili 
İlhami : İlham sahibi. 
İlhami Kalbine ilahi düşünce doğan, ilham sahibi.
İLHAN İmparator.
İLHAN : Bir ülkenin egemen hanı 
İlhan Moğol hükümdarlarına verilen isim.
İLKAN : İran'da devlet kuran Türk hükümdarı 
İLKAY : Ayın ilk günlerindeki hali 
İlkay Ayın ilk günlerindeki hali.
İLKCAN : İlk doğan erkek çocuklara verilen ad 
İLKE : Temel düşünce, prensip - Temel bilgi - Davranış kuralı 
İLKER : İlkle ilgili, ilk erkek çocuk 
İlker İlk erkek çocuk.
İlker: İlk erkek çocuk. 
İLKİN : Öncelikle, ilkle ilgili, ilk olan 
İLTEKİN : Tek eşsiz ülke 
İLTER : Yurdunu seven, koruyan 
İLYAS : Mersin ağacı 
İlyas Kur'an-ı Kerim'de üç yerde adı geçen Peygamberin ismidir.
İmadeddin : Din direği, devleti ayakta tutan. 
İmam : Nümune, rehber, önder, başkan.
İMDAT : Yardım dilemek, yardım istemek , yardım beklemek 
İNAL : Kendisine inanılan 
İNAN Bir şeyin doğruluğuna sarsılmaz bir duyguyla katılma.
İNAN : Dizgin - Yönetme - İman 
İNANÇ Bir düşünceyi doğru sayarak benimseme.
İNANÇ : Bir düşünceye bağlılık - İman - Doğru, emin 
İNAYET : İyilik, lütuf 
İnayetullah : Allah’ın lütfu, ihsanı. 
IRAK Uzak
İRFAN : Bilme, anlama - Sezme, kavrama gücü 
İrfan 1.Zihin olgunluğu, bilme, anlama. 2.Kültür.
İSA : Hristiyanlığın kurucusu peygamber 
İŞCAN : Çalışkan 
İSFENDİYAR Pehlivan
İSHAK : Hüzünlü öten bir tür kuş 
IŞIK : Cisimleri görmemizi sağlayan fiziksel erke 
IŞIKHAN : Işıklı han 
IŞIN : Bir ışık kaynağından çıkan ışık çizgisi 
Işıner Işıklı erkek, aydınlık.
IŞITAN : Aydınlatan, ışık veren 
İSKENDER M.Ö. 4. yy'da yaşamış büyük kumandan
İSKENDER : Tarihte fetihleriyle ünlü bir hükümdar 
İSLAM : Hz. Muhammed'in kurduğu son din/ Teslimiyet 
İslam : Müslüman, Hakka teslim olan.
İSMAİL : İbrahim peygamberin Tanrı'ya kurban adadığı oğlunun adı 
İsmâil (İb): Allahü teâlâya çok ibadet eden.
İsmail Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.)'in ceddidir. İbrahim (a.s.)'in oğludur.
İSMET : Haramdan ve günahtan çekinen 
İsmet Ahlâk ve namus ölçülerine riayet etme, haramdan ve kötülükten çekinme.
İSRAFİL : Dört büyük melekten biri 
İSTEMİ/HAN : Göktürklerin ünlü hakanı 
İSTEMİHAN Göktürk devletinin kurucusu
ITRİ : Korkuya ait
Itri Itra mensup, ıtır gibi kokan demektir.
İZGÜ Akıllı ve adaletli
İZZET / İZZETTİN : Değer, kıymet, ululuk, yücelik 
İzzet : Değer, şeref, kudret, hürmet ve ikram sahibi.
İzzet Yücelik, ululuk, üstünlük, şeref, itibar.
İzzettin Kudret ve dinin kıymeti anlamında kullanılır.
JERFİ : Derinlik 
JİYAN : Kızgın, hışımlı
KAAN Hanlar hanı
KAAN / KAĞAN : Hükümdar, hanların hanı 
Kaan: Kağan. Hanların hanı, şahinşah. 
Kabil : Kabul eden, önde olan. 
KADEM : Uğur - Ayak adımı - Yarım arşın 
Kadem : Ayak, adım. 
Kadı : Hüküm, karar ve hakimlik. 
KADİR : Değer, onur, incelik 
Kâdir : Tükenmez güç ve kudret sahibi.
Kadir 1.Güçlü, kudretli. 2.Allah'ın isimlerindendir. Her şeye gücü yeten manasındadır.
Kadîr: Çok güçlü, çok kudretli.
KADRİ : İtibar, değerle ilgili 
Kadrican Değerli can, itibarlı ru demektir.
Kağan Hakan, imparator.
KAHRAMAN Yiğit,cesur
KAHRAMAN : Savaşta yiğitlik gösteren, cesur 
Kalender : Dünyadan el etek çekip boş dolaşan derviş. 
KAMBER : Sadık hizmetkar / Hz Ali'nin kölesinin adı 
Kamber Sadık, hizmetkar.
KAMER Ay
KAMER : Ay ışığı 
KAMİL : Tam, eksiksiz, olgun 
Kâmil Olgun, eksiksiz, tam, mükemmel.
Kamran : İsteğine kavuşmuş, mutlu, bahtiyar. 
KAMURAN : Dileğine, kavuşmuş olan 
KANAT Kuşlarda uçmayı sağlayan üst üyeler
KANDEMİR Güçlü soydan gelen kimse
KANDEMİR : Güçlü soydan gelen 
KANER : Güçlü, kanlı yiğit 
KAPLAN : Yırtıcı hayvan 
KARABEY : Esmer, rengi karaya çalan Bey 
KARACAN : Esmer - Küçük ağaçcık 
KARAHAN : Esmer hükümdar 
Karahan Karahan Devletinin kurucusunun adıdır. Esmer padişah ve hükümdar demektir.
KARAKAN : Bir tür dağ ağacı 
KARAN : Kahraman, yürekli - Karanlık 
KARANALP : Esmer, karayağız, yiğit 
KARATAY : Selçuklu devlet adamı 
KARTAL Yüksek kayalarda yaşayan yırtıcı bir kuş
KARTAL : Yırtıcı bir tür kuş 
KARTAY : Yaşlı, pir 
KASIM : Bölen, kısımlara ayıran 
Kasım: Taksim eden, bahşeden. 
KAYA Büyük ve sert taş kütlesi
KAYA : Büyük ve sert taş kütlesi 
Kayaalp Kaya gibi sert ve sağlam, yiğit.
KAYAHAN : Kaya gibi sert hakan 
KAYHAN : Güçlü hükümdar 
KAYIHAN Güçlü hükümdar
KAYNAK Suyun çıktığı yer
KAZIM : Kızgınlığını, öfkesini belli etmeyen 
Kâzım : Öfkesini, gazabını yenen. 
Kâzım Öfkesini yenen, meydana vurmayan.
Keleş: Güzel yakışıklı, bahadır. 
KEMAL : Bilgi ve erdem bakımından olgunluk 
Kemal : Olgunluk, bilgi ve fazilet sahibi.
Kemâl Olgun, kusursuz, tam ve eksiksiz olma.
KEMALETTİN : Bilgi ve erdem sahibi 
Kemalettin Dinin kemali demektir.
KENAN : Nuh peygamberin oğlu ya da Nemrut'un babası sanılan kişi 
Kenan Filistin topraklarına verilen addır.
Keramet : Kerem, ihsan, evliyada görülen harika. 
KERAMETTİN : Bağış, ihsan ağırlama 
Kerami : Soylu, şerefli. 
Kerami Cömert, eli açık, soyu temiz kişi.
KEREM Lütuf
KEREM : Cömertlik, soyluluk büyüklük 
Kerem : Asalet, izzet ve şeref sahibi. Cömert, eli açık.
Kerem Şeref, ulu, asalet, cömertlik, yardımsever, güzel işler.
KEREMŞAH : Asil, soylu şah, hükümdar 
Keremşah : Çok cömert, çok eli açık, çok soylu. 
KERİM Soylu,cömert ,yüce
KERİM : Kerem sahibi, cömert 
Kerim Kerem sahibi, büyük, ulu, ihsan edici, cömert.
Keşşaf : Keşfeden, sırları çözen, gizlileri açığa çıkaran.
Key : Büyük hükümdar, padişah. 
KEYHAN : Dünya 
KILIÇ Uzun ve kesici savunma aracı
KILIÇ : Sivri uçlu,keskin, çelikten silah 
Kılıç: İki yüzü keskin eski bir silah. 
KILIÇALP : Kılıç gibi keskin, yiğit 
KILIÇHAN : Kılıç gibi keskin, güçlü yiğit 
Kiram : Soyu temiz olanlar, şerefli ve cömert olanlar. 
KIRCA : Dolu - Ufak taneli kar - Borayla gelen yağmur 
KIRDAR : Ölçülü davranış 
KIRHAN : Kırçıl han 
KIVANÇ Övünç
KIVANÇ : Sevinç, hoşlanma 
KIVILCIM Yanmakta olan ateşten sıçrayan küçük ateş parçaları
KIVILCIM : Yanan mddeden sıçrayan küçük ateş parçası - Harekete geçiren 
Kıymet : Değer, baha, bedel, onur, itibar, makbul oluş. 
KÖKER : Köklü soydan gelen 
KÖKSAL Kök-sal
KÖKSAL : Kökünü derinliklere sal anlamında 
Köksal Sağlamdaş, iyice yerleş anlamındadır.
KOLÇAK : Yiğit, mert, koçak 
KONUR : Bozla sarı arası bir renk - Yanık kırmızı - Gururlu, kibirli - Kahraman, 
KORAL Sınır muhafızı
KORAL : Sınır muhafızı 
KORALP : Yiğit sınır muhafızı 
KORAY Ayın kırmızı hali
KORAY : Kamış, kargı gibi, içi boş şeyler 
Koray Ateş renginde ay.
KORÇAK : Heykel 
KORCAN : Kanı sıcak, kanı kaynayan 
KOREL : Kor gibi etkili, yakıcı kişi 
KORHAN Ateşli,canlı,güçlü hükümdar
KORHAN : Ateş gibi hakan 
KORKMAZ : Korkmayan, yılmayan, cesur 
KORKUT Korkusuz,heybetli
KORKUT : Büyük dolu tanesi - Hayali yaratık 
Korkut Ateş gibi han, kor gibi hükümdar.
Korkut: Büyük dolu tanesi. 
KORTAN : Kor renkli tanyeri - Yalçın kaya - Pelikan 
KUBAT : Kaba, şişman 
Kubat Hantal, battal.
KUBİLAY Moğol hükümdarı
KUBİLAY : Cengiz Hanın torununun adı 
Kubilay Cengiz'den sonra Moğol İmparatorluğu tahtına çıkan büyük kağanların en meşhurlarından birinin adıdır.
KUDAY Tanrı
Kuddusi : Mukaddes, ulvi, pak. 
KUDRET Erk,iktidar.
KUDRET : Güç, kuvvet 
KUNTAY : Ay gibi sağlam, güçlü 
KUNTER : Sağlam, kuvvetli 
KÜRŞAD Göktürk Prensi
Kürşad 1.Yiğit, alp. 2.Canlı, çevik, semiz, şişman, gürbüz.
KÜRŞAT (D) : Eski bir Türk adı 
KURT : Yırtıcı bir memeli - Kurnaz, işbilir 
KURTBEY : Kurt gibi atılgan, güçlü 
KURTHAN Kurt-han
KURTULUŞ Tehlikeli veya kötü bir durumu aşmak.
KURTULUŞ : Kötü, tehlikeli durumdan kurtulma 
KURULTAY Bir kurumun genel işlerinin görüşüldüğü genel toplantı.
KUTAN Uzun kanatlı büyük bir kuş.
KUTAN : Dua, yalvarma - Saka kuşu 
KUTAY : Uğurlu ay 
KUTBAY : Uğurlu kişi 
Kutbettin Dinin kutbu demektir.
KUTER : Kutlu, uğurlu kişi 
KUTHAN : Kutlu hükümdar 
KUTLAY : Kutlu, uğurlu ay 
KUTLU Uğurlu ,ongun.
KUTLU : Kutlanmış, mutlu, uğurlu 
KUTLUKHAN Kirman'da hüküm sürmüş hanedan
KUTSAL : Mübarek, kutlulukla ilgili 
KUTSİ : Kutlanan, kutluluk sahibi 
KUZEY : Kuzey yönü / Şimal 
LACİN Kahraman .korkusuz,yurekli.
LAÇİN : Bir cins şahin - Sarp, yalçın 
LADİN Çamgiller ailesinden bir ağaç.
LAMİ : Sert, çatık kaşlı veya Aslan 
Lamih Hz.Nuh'un erkek kardeşinin ismidir. Parıldayan demektir.
LATİF : Yumuşak, hoş, nazik 
Latif Mülayim, yumuşak, nazik, güzel, şirin, aynı zamanda Cenab-ı Hakk (c.c.)'ın sıfatlarındandır.
LEBİB : Akıllı, zeki 
LEDÜN Tanrı katı,Tanrısal gizler.
LEMA : Herşeye gücü yeten 
LEMİ : Parlak, parıldayan 
LEVENT Savaş zamanında deniz askerliği yapan asker sınıfı
LEVENT : Eski deniz erlerine verilen ad 
Levent : Bahriyeli. Boylu poslu, yakışıklı.
Levent Boyu posu yerinde, güçlü, kuvvetli ve güzel kimse, çevik, hareketli.
Levni : Renkli, boyalı. 
LİDER Önder.
LİRİK İçten gelen duyguların coşkuyla anlatımı.
LOKMAN : Tarihteki en ünlü tabibin adı (Lokman Hekim) 
LÜTFİ : Cennette ölümsüzlüğe kavuşan 
Lütfi İyi muamele eden, hoş güzellik sahibi, iyilik seven.
LÜTFÜ : İyi muamele, güzellikle hoşlukla ilgili 
LÜTFULLAH : Çok övülmüş,methedilmiş 
Lütfullah Allah'ın lütfu, ihsanı demektir.
Maad Şerefli, şanlı.
MACİT : Şan, şeref sahibi - İyi ahlaklı 
Mahdum : Hizmet edilen, evlat.
MAHİR : Usta, elinden her iş gelen 
Mahir Elinden iyi iş gelen, ustalık ve beceriklilikle yapan, hünerli.
Mahmud : Övülmüş, medhedilmiş, sena edilmiş. 
Mahmur : Sarhoş, uykulu, baygın gözlü. 
MAHMUT : Övgüye değer 
Mahmut Övülmüş, övülmeye lâyık.
MAHSUN : Güçlendirilmiş, güçlü 
MAHZUN : Hüzünlü, duygulu, üzgün 
Mahzun Kederli, tasalı, kaygılı, dertli.
MAKBUL : Alınan kabul olunan 
Maksud Kasdolunmuş, kasdedilen istek, arzu, gaye demektir.
MAKSUT : İstek, niyet, maksat - Varılmak istenen yer 
MALİK : Sahip, efendi 
MANÇO : Manda yavrusu 
MANSUR : Yardım edilmiş - Allah'ın yardımıyla galip gelmiş 
Mansur Allah'ın yardımıyla üstün gelen, muzaffer olan.
MARTI Denizlerde yaşayan ,eti yenmez su kuşu.
MAZHAR : Birşeyin göründüğü ortaya çıktığı yer 
Mazhar : Nail olan, şereflenen, bir iyiliğe kavuşan.
Mazhar Sahip, nail olma, şereflenme.
MAZLUM : Zulüm gören, zulmedilen kişi 
Mecdeddin : Dinin büyüğü. 
MECİT : Çok ulu, yüce 
MECNUN Çılgın,deli.
MECNUN : Deli, aklı başında olmayan 
Mecnun : Deli, divâne, delice seven. 
MEDENİ : Uygar, şehirli - Terbiyeli, nazik 
Medeni: Şehirli, bilgili ve görgülü. 
MEDET : Yardım eden 
MEHMET : Aslı Arapçada Muhammed, çok övülmüş anlamında 
Mehmet Türkçe'de Peygamberimiz'in meşhur olmuş şeklidir.
MELİH Güzel,şirin ,sevimli
MELİH : Güzel, şirin 
Melih Güzel, sevimli, şirin, tatlı, yakışıklı.
MELİK Hükümdar.
MELİK : Hükümdar, han 
Melikşah Her iki kelime de hükümdar anlamına gelir.
MEMDUH : Övülmüş, övülmeye değer 
Memduh Medhedilmiş, övülmüş.
MEMNUN : Minnet eden - Hoşnut, sevinçli 
Memun : Korkusuz, tehlikesiz, sağlam, emin. 
MENDERES : Ege bölgesinde bir ırmak adı 
MENGÜ Ölümsüz,ebedi
MENGÜ : Ölümsüz, ebedi 
MENGÜÇ : Güçlü ben / Men + güç 
MENSUR : Saçılmış, dağılmış - Ölçüsüz, uyaksız söz 
MERİÇ Balkan Yarımadasından geçen bir ırmak
MERİÇ : Ülkemizin Bulgaristan sınırındaki nehir 
MERİH : Güneş sistemimizdeki 5. gezegen 
MERT Yiğit,sözünün eri.
MERT : Sözünün eri, sözünde duran 
Mert : Sözünün eri, yiğit, bahadır.
Mert Sözünün eri, mert, cesur.
MESTAN : Savruk. Cüret sahibi 
Mestan : Mest olmuş, bayılmış.
MESUT : Mutlu, bahtiyar 
Mesut Bahtiyar, mutlu.
METE Bey soyundan gelen,soyluç
METE : Büyük Hun imparatoru 
Mete Tarihte büyük Türk-Hun İmparatorunun adıdır.
METİN : Sağlam, dayanıklı 
Metin : Sağlam, dayanıklı. 
Metin Sağlam ve dayanıklı, özü ve sözü doğru.
MEVLÜT : Yeni doğmuş çocuk - Doğulan zaman 
Mevlüt Birisinin doğması, yeni doğmuş çocuk manaları vardır.
MEVZUN Biçimli,oranlı,uyumlu.
MİKAİL : Allaha en yakın olduğuna inanılan dört melekten birinin adı 
Mir : Amir, kumandan, bey, vali, hükümdar. 
Miraç : Merdiven, yükselen, yükseklere çıkan . 
MİRALAY Albay
MİRKELAM : Güzel, nazik konuşan 
Mirkelam : Kibar konuşan, hoş sohbet, sohbet adamı. 
MİRZA : Hükümdar soyundan gelen 
Mirza : Hükümdar soyundan gelen, beyzade. 
Misbah : Lamba. 
MİTHAT : Övme 
Mithat : Methetme, övme. 
Mithat Medhedilme.
MUAMMER : Uzun ömürlü, çok yaşayan 
Muammer : Uzun ömürlü, ömür süren, yaşayan, talihli. 
Muammer Ömür süren, çok yaşamış, bahtlı kişi.
Muaviye Hz.Peygamberimiz'in sahabilerindendir.
Muaz : Sığınan, korunan, sarılan. 
Mübarek : Bereketli, feyizli, uğurlu, hayırlı. 
Mübeşşir : Müjdeci, hayırlı haber verip sevindiren. 
MÜCAHİT : Savaşçı, Cihada katılan 
MUCİP : Gerektiren, gerektirici 
Müfid İfade eden, meramını güzel anlatan, manalı, faydalı.
MÜFİT : Faydalı, yararlı 
MUHAMMED : Çok övülmüş, hamdedilmiş 
Muhammed : Yerde ve gökte çok övülen.
Muhammed Çok övülmüş, birçok güzel huylara sahip.
MUHARREM : Din tarafından yasaklanan 
Muharrem : Haram kılınmış, dinen yasak edilmiş. 
Muharrem Hicri yılın ilk ayı. Haram edilmiş, yasaklanmış.
MUHİP : Seven, sevişen 
MUHİTTİN : Dini güçlendiren 
MUHLİS : İnanç ve eylemlerinde içtenlikle davranan 
MUHSİN : Sağlamlaştıran 
Muhsin İhsan eden, iyilik, hayır sever.
MUHTAR : Dilediği şekilde hareket edebilen 
Muhtar : Seçilmiş, seçkin. 
Muhterem : Saygıdeğer, sayın, kıymetli, şerefli. 
MUHTEŞEM : Görkemli, gözkamaştırıcı 
Muhteşem : Göz kamaştıracak büyüklükte veya güzellikte olan. 
Muhyiddin : Dini ihya eden. 
Muhyiddin Dine maddi manevi hayat veren, dirilten, canlandıran, can veren, ruh veren.
MÜJDAT : İyi, müjdeli haberler 
Müjdat : İyi haber, müjdeli haber. 
Müjdat İyi müjdeli haberler.
Mukadder Allah (c.c.) hükmü, alın yazısı, takdir edilmiş.
MUKBİL : Mutlu, bahtiyar 
MÜKERREM : Yardımsever, ikram sever 
Mükerrem : Şerefli, muhterem, hürmete erişmiş. 
MÜKREMİN : Konuksever, ikram sever 
Muktedi : İktida eden, tâbi olan, uyan.
Muktedir : iktidarlı, gücü yeten. 
Muktefi : İktifa eden, izinden takip eden, örnek tutan, birine uyan.
Mülayim : Yumuşak huylu, medenice hareket eden. 
MÜMİN : İnanan, iman eden 
MÜMTAZ : Seçkin, başkalarından ayrı tutulan 
Mümtaz : İmtiyazlı, üstün tutulmuş, seçkin, seçilmiş.
Mümtaz Meziyetleriyle başkalarından ayrılan, seçkin, seçilmiş.
MÜNİR : Aydınlatan, ışık veren 
Münir Parlak, ışık saçan.
MUNİS : Sıcakkanlı sevimli 
MURAT Dilemek ,arzu etmek
MURAT : Arzu, istek, dilek 
Murat : İstek, arzu, maksat. Seçilen
Murat Maksat, arzu, istek, ulaşılmak istenilen şey.
MURATHAN : Arzulu hükümdar 
MÜREN : Akarsu, dere, ırmak 
Müren : Akarsu, nehir, ırmak. 
MÜRSEL : Yollanmış, gönderilmiş olan 
Mürsel : Gönderilmiş, yollanmış, nebi.
MÜRŞİT (D) : İrşad eden, doğru yolu gösteren 
MURTAZA : Mürteza- Seçkin seçilmiş 
MUSA : Sudan gelmek anlamındadır. Bir peygamber adı 
Musa Vasiyet edilmiş, tavsiye olunmuş.
MÜŞFİK : Acıyan, şefkat gösteren 
Müşir : İşaret eden, yol gösteren, mareşal. 
Muslih : Islah eden, düzelten. 
MÜSLÜM : İslam dininden olan / Teslim olan 
MUSTAFA : Temizlenmiş, saf hale getirilmiş 
Mustafa : Saf hale getirilmiş, süzülmüş, güzide. 
Mustafa Seçkin, seçilmiş. Peygamber Efendimizin isimlerinden bir tanesidir.
MÜŞTAK : Özleyen, göreceği gelen
Mutahhar : Temizlenmiş, mübarek. 
Mutasım : Günahtan çekinen, eliyle tutan, yapışan. 
Muteber : Kadri bilinen, kıymeti takdir edilen.
Mutemed : Kendisine itimat edilen, güvenilen. 
MUTİ : İyi kalpli, yumuşak başlı 
MUTLU Ongun,mesut
MUTLU : Mesud, bahtiyar 
Mutlu: Halinden, memnun, mesut, bahtiyar. 
MUTLUHAN : Mutluluğa erişmiş hükümdar 
Muttalib : Talep eden, isteyen. 
MUZAFFER : Zafer kazanan, galip gelen 
Muzaffer Zafer kazanmış, başarıya ulaşmış, yenmiş.
Müzdad : Artmış, çoğalmış, uzun. 
NABİ : Yüksek, yüce, haber veren 
Nabi : Haberci, haber veren.
Nabi Haberci, haber getiren.
NACİ : Kurtulmuş, selamete kavuşmuş 
Naci 1.Kurtulan, selamete erişen., 2.Cennetlik.
NADİ : Bağıran, haykıran 
Nadi Nida eden, haykıran, çağıran.
NADİR : Ender, az bulunur, seyrek 
Nadir Az bulunan.
NAFİ : Gelip geçen, etkili, sözü dinlenen 
NAFİZ : İşleyen, içeriye giden, delip geçen işleyen 
Nafiz 1.Nüfuz eden, işleyen, delip geçen., 2.Tesir eden, sözü geçen.
Nahid Arslan, zühre, yıldız.
Nahil İnce, zayıf
NAHİT (D) : Venüs, Zühre yıldızı 
NAİL : Ele geçiren, muradına eren 
Nail Emeline erişen, gayesine ulaşan, başaran, yetişen, erişen.
NAİM : Uyuyan, uykuda olan 
Naim 1.Nimet, saadet, bolluk içinde yaşama. 2.Cennetin bir bölümü.
Namdar : Meşhur namlı, ünlü, tanınmış. 
NAMİ : Tanınmış, ünlü şöhretli 
NAMIK : Yazar, yazan kişi 
Namık Yazıcı, kâtip
NASIR : Yardımcı, yardım eden 
NAŞİT (D) : Şiir söyleyen, şiir okuyan 
Nasreddin : Dine yardım eden. 
NASRETTİN : Dine yardımı dokunan 
Nasrullah Allah'ın nusreti, yardımı.
NASUH : Öğüt veren - Temiz 
NASUHİ : Bozulmaz biçimde tövbe eden 
NAZİF : Temiz, güzel 
Nazif Temiz, pak.
NAZIM : Düzenleyen, tanzim eden 
Nazım Düzenleyen, tanzim eden.
NAZIR : Bakan, gözeten - Bakan, vekil 
NAZMİ : Vezinli, kafiyeli sözle ilgili/ Düzenli 
Nazmi Tertipli, düzenli.
NEBİ : Peygamber, Tanrı'nın buyruklarını kullara ileten 
Nebi : Haberci, haber getiren, peygamber.
NECAT : Kurtuluş, selamet 
Necat : Kurtuluşa, selamete eren. 
Necat Kurtuluş, selamet.
NECATİ : Kurtuluşa ermek 
Necati : Kurtulan, felah bulan.
Necati Kurtulmuş, selamete ermiş kişi.
Neccar : Dülger, marangoz, doğramacı. 
NECDET : Güçlü ve korkusuz 
Necdet : Kahraman, yiğit, efe. 
Necdet Hamaset, kahramanlık, yiğitlik.
Necib 1.Necabet sahibi, asil, soylu., 2.Temiz, saf.
Necih : Başarılı, galip, muzaffer. 
NECİP : Soyu temiz, cömert 
NECMETTİN : Din'in Yıldızı 
Necmettin Dinin parlak kişisi.
NECMİ : Yıldızlarla ilgili , yıldızlara ait 
Necmi : Yıldız
NEDİM Arkadaş
NEDİM : Yakın dost, samimi arkadaş 
Nedim Sohbet arkadaşı, dost.
NEDRET : Az bulunan, seyrek 
Nefi : Kazançlı, kârlı. 
NEHAR : Gündüz 
NEJAT : Soy, asıl, hesap 
Nejat : Soy nesil, nesep, tabiat. 
Nejat Aslı nijaddır. Soy, nesil manasındadır.
NEŞAT : Sevinç, neşe 
Neşat : Sevinç, neşe, keyif. 
NEŞET : Yetişme, meydana gelme 
Neşet Sadık, şenlik, sevinç, keyif.
Neşet Yetişen, ileri gelen, doğan. 
NESİM : Hoşa giden hafif rüzgar 
Nesim Hafif hafif rüzgar, esinti.
Nesimi : Hoş ve mülayim. 
NEVZAT (D) : Yeni doğmuş çocuk 
Nevzat : Yeni doğmuş çocuk. 
Nevzat Yeni doğmuş çocuk, yeni doğan.
NEYZEN : Ney çalan 
NEZİH : Temiz, pak, seçkin 
NEZİHİ : Temizlikle, saflıkla ilgili 
NİHAT (D) : Tabiat, huy 
Nihat : Tabiat, huy, yaratılış, bünye, karakter. 
Nihat Tabiat, huy, karakter, yaratılış.
Nijad : Soy. 
NİYAZİ : Yalvarma, yakarma 
Niyazi : Yalvaran, yakaran, dua eden. 
Niyazi Cenab-ı Hakk'a yalvaran, niyaz eden.
NİZAM : Sıra, dizi, düzen, kural 
Nizam : Düzen, usul, tertip, yol,kaide, sıra, dizi. 
NİZAMETTİN : Düzenli, tertipli 
Nizamettin Dinin düzeni demektir.
NİZAMİ : Kurallara uygun, düzenle ilgili 
Nuaym : Hayat güzelliği, refah. 
NUH : Eski metinlerde rahat anlamında / Bir peygamber adı 
NUMAN : Kan / gelincik 
Numan : Refah, konfor.
Numan Kan demektir.
NURETTİN : Dinin ışığı, aydınlığı 
Nurettin Din nuru, aydınlığı, parlak ışığı.
NURİ : Işıklı, ışıktan geleni 
NURKAN : Aydınlık, temiz soydan gelen 
NURŞAT : Nura boğulmuş 
NURTAÇ : Nurlu taç taşıyan 
Nurullah Allah'ın nuru, yarattığı kişi.
NUSRET (D) : Tanrı yardımı 
Nusret : Yardım, başarı, üstünlük, zafer, galebe, fetih. 
Nusret Yardım, ilahi yardım, üstünlük, zafer.
NUSRETTİN : Dinin üstünlüğü 
NÜVİT : İyi haber, müjde 
NÜZHET : Zevk, keyif, istek, tad
Nüzhet : Neşe, sevinç, eğlence, temizlik, ferahlık. 
ÖCAL Yapılan kötülüğün acısını çıkar
ÖCAL : Öc almaktan, intikal alan 
ODAK Merkez nokta
ODKAN Canlı,coşkulu kimse
ÖDÜL : Bir başarı ya da iyilik karşılığında verilen armağan 
OFLAZ : Eksiksiz, tam - Gürbüz, yakışıklı - Becerikli - Eflatun 
OĞAN : Güçlü, kuvvetli 
ÖGEDAY : Çok akıllı 
OĞRUN Gizli,kimseye sezdirmeden
OĞUL Erkek evlat
OĞUL : Erkek evlat - Kovandan çıkan arı topluluğu 
OGÜN Anımsanan,belirli bir günde doğan kimse
OGÜN : Belirli gün, bilinen, beklenen gün 
ÖĞÜN : Yücel, gurur duy - Zaman, vakit - Kez, defa - Önde, ileride 
ÖĞÜNÇ : Övünülecek şey 
OĞUR : Uğur - Samimi, içten 
ÖĞÜT Birine doğru,uygun yol göstermek için söylenen söz
ÖĞÜT : Nasihat 
OĞUZ : Doğru ve iyi adam, sağlam, güçlü 
Oğuz : Doğru, sağlam, güçlü, genç.
Oğuz Mübarek, saf ve iyi yaradılışlı.
OĞUZHAN : Oğuzların başı / Mete 
Oğuzhan : Oğuzların hükümdarı. 
Oğuzhan Oğuzların hükümdarı.
OKAN : Anlama, öğrenme 
Okan : Anlayışlı, kavrayışlı. 
Okan Anlama, öğrenme, anlayışlı.
OKAY : Beğenme, takdir etme 
OKCAN : Hareketli, canı tez 
ÖKER : Akıllı 
OKER : Hızlı, hareketli 
ÖKKEŞ : Erkek örümcek - Bir dağın adı 
ÖKMEN : Akıllı, zeki 
OKTAR Ok atan,okçu
OKTAR : Ok taşıyıcı / Ok+dar (Bayraktargibi) 
OKTAY : Çok hiddetli, kızgın 
Oktay : Hiddetli, kızgın, sinirli. 
Oktay Çok hiddetli, kızgın, sinirli.
ÖKTEM : Güçlü, onurlu 
Öktem : Gösterişli, korkusuz, güçlü. 
ÖKTEN Akıllı,bilgili,kahraman
ÖKTEN : Akıllı, bilgili 
OLAY Vaka
OLCAY : Şanslı, talihli 
OLCAYTO Şanslı
OLCAYTO : Bahtı açık, talihli 
OLGU Olayı geliştiren davranış
OLGUN Bilgi ve görgüsü gelişmiş
OLGUN : İşe yarar, ya da yeterli durumagelmiş 
OMAÇ : Hedef, amaç 
OMAY : Seçkin, seçilmiş 
ÖMER Bir Peygamber adı
ÖMER : Dirlik, canlılık yaşam gücü 
Ömer : Diri, canlı, yaşayan hayat süren 
Ömer Ma'mur etme manasındadır. Dört halifeden ikincisinin adıdır.
ÖMÜR Hayat
ÖMÜR : Yaşayış, hayat 
ÖNAL Önde ol,üstün gel
ÖNAL : Daima önde olmak 
ONAT Özenli,düzgün
ONAT : İyi, güzel, düzgün, namuslu 
ÖNAY : Ayın ilk günlerindeki durumu, hilal 
ONAY : Uygun bulma 
ÖNCEL Bizden önce yaşamış olanlar
ÖNCÜ Bir hareket veya düşünce akımını başlatan
ÖNDER Topluluk davasında önde giden,yönlendiren kişi
ÖNDER : Lider, yönetici, şef 
Önder : Lider, şef, reis. 
Önder İdare eden kimse, lider.
ÖNEL : Bir şeyin tamamlanması için verilen süre, vade 
ÖNER Herhangi bir konuda ileri sürülen düşünce
ÖNER : Başta gelen - Yön - Sıra 
ÖNEY Önde olan,üstün
ONGAR : Kurtuluş 
ONGUN Çok verimli,mutlu
ONGUN : Tam - Verimli, bayındır - Kutlu, uğurlu - Gelişmiş, gürbüz 
ÖNSEL Hiç bir denemeye dayanmayan,yalnız akıl yoluyla yapılan
ONUR Özsaygı , içdeğer
ONUR : Şeref, haysiyet, izzet-i nefs 
Onur Şeref, haysiyet, vakar.
ONURAL : Şan, şeref kazan 
ONURALP : Saygıdeğer, aziz, yiğit 
ONURHAN : Onurlu hükümdar 
ORBAY : Ordu komutanı 
ORÇUN Ardıllar,halefler
ORÇUN : Ahlak, Töre 
ÖREN Eski yapı veya kent kalıntısı
ORHAN : Kentin hakimi, yöneticisi 
Orhan : Şehrin hakimi. 
Orhan Osmanlı İmparatorluğu'nun kurucusu Osman Gazi'in oğlu ve ikinci padişahtır.
ORHUN : Eski bir Türk devleti, Asyada bir nehir 
ORKUN Orta Asya Türklerinin en eski yazı türü
ORKUN : Or+khun (han) Kentin hanı 
ORKUT : Kutlu kent 
ÖRSAN Yüce adı olan
ÖRSAN : Örs gibi sağlam adı olan 
ÖRSEL : Örs gibi sağlam el 
ORTAÇ : Tepe - Mirasçı - Veliaht 
ORTUN : Ortanca kardeş 
ORTUNÇ : Ateş renginde tunç 
ORUÇ : Müslümanların yeme içmeden vs. uzaklaştıkları bir ibadet 
OSMAN : Toy denilen, kazdan büyük bir kuşun yavrusu / Ateş gibi adam
Osman Ejderha demektir. Hz. Peygamberimiz'in damadının adıdır. Cennetle müjdelenen on sahabiden biridir.
OTAĞ Türklerde büyük ve süslü çadır
OVA Düz ve geniş arazi
ÖVÜL : Kendini beğendir, övgü kazan 
ÖVÜNÇ : Övünülecek şey 
ÖYMEN : Evcimen, evine bağlı 
OYTUN Kutsal
OYTUN : Beğenilen güzel yer / Kutsal 
ÖZAL : Özü kırmızı 
ÖZALP : Özünde yiğit olan 
OZAN Şiir yazan kimse
OZAN : Halk şairi 
Ozan : Halk şairi, geveze. 
Ozan Şair.
ÖZAY : Özlü, özü ay gibi aydınlık olan 
ÖZBEK : Yiğit, cesur - Bir Türk boyu 
ÖZCAN : Candan, içten 
Özcan Samimi, içten demektir.
ÖZDEMİR : Gerçek, özlü demir 
ÖZDEN : Soyu temiz olan 
Özden Samimi, asil, akraba.
ÖZEN : Dikkat, heves, itina 
ÖZER : Özü er olan 
Özer Özü er olan, erkek, yiğit.
ÖZGÜN Nitelikleri bakımından benzeri olmayan , eşsiz
ÖZGÜN : Orijinal, diğerlerine benzemeyen 
ÖZGÜR Herhangi bir koşul veya biçime bağlı olmayan
ÖZGÜR : Serbest, hiçbir koşula bağlı olmayan 
Özgür Rahat hareket eden, köle olmayan.
ÖZHAN : Han soyundan gelen 
Özhan Padişah soyundan gelen, özü hükümdar olan.
ÖZKAN : Temiz kan, soylu kişinin kanından gelen 
Özkan Soylu kişinin kanı demektir.
ÖZMEN : Özü iyi, sağlam olan Aydınlık başlangıç 
ÖZTÜRK : Soyu Türk olan 
ÖZÜN : Hakkıyla kazanılmış ün
PAKEL : Sezgi, anlayış, dikkat 
PAKER : Sert, çatık kaşlı veya Aslan 
PAKSOY : Allah'ın kulu 
PALA : Kısa, geniş kiliç 
PAMİR Orta Asya'da bir yayla
PAMİR : Herşeye gücü yeten 
PARS Leopar
PARS : Yırtıcı bir hayvan 
PAŞA : Bir askeri ünvan / ağabey, erkek kardeş 
PAYDAŞ : Dünya, 
PAYİDAR : Doğruluk gösteren-Adaletli davranan 
Payidar Kişiliği sağlam, muhkem ve sabit demektir.
PEHLİVAN : Güreşçi 
PEKCAN : Sıkı canlı, yufka yürekli olmayan 
PEKER : Güçlü erkek 
PELİT Palamut meşesi
PERKER : Beyaz ay,dolunay 
PERTEV : Dürüst,güvenilir 
Pertev Sıçrama, hız.
Perver Terbiye eden, yetiştiren.
PEYAM : Mutlu,sevinçli gün 
PEYAMİ : Haberle ilgili, haber veren 
Peyami : Haberci.
Peyami Bilgi veren, toplayan.
PEYKAN : Beyaz taç,gelin tacı 
PEYMAN : Aydınlık gece 
POLAT : Sertleştirilmiş , su verilmiş demir 
POYRAZ Soğuk bir rüzgar türü
POYRAZ : Kuzeydoğu yönünden esen rüzgar 
POZAN : Candan,cana yakın
RACİ : Rica eden, dileyen 
Raci : Rica eden, yalvaran, ümitli, dileyen. 
Raci Yalvaran, niyaz eden, ümitli demektir.
Racih : Üstün, kıymetli, faziletli ve itibarı fazla olan. Tercihli. 
RAFET / REFET : Çok acıma 
Rafet : Merhamet etme, acıma, esirgeme. 
Rafet Acımak, yüce anlamında.
RAGIP : İçtenlikle isteyen, özleyen 
RAHİM : Esirgeyen, acıyan 
Rahim Allah'ın 99 isminden biri. Koruyan, muhafa eden, rahmet, merhamet eden anlamındadır.
RAHMAN : Acıması bol olan 
RAHMİ : Koruyan, esirgeyen 
Rahmi Şefkat eden, rahmete mensup, acıyan, koruyan.
RAİF : Acıyan, esirgeyen 
Raif Merhametli, gönlü yufka, yumuşak demektir.
RAKIM : Yazan 
Rakıp Gözeten, bekleyen.
RAMAZAN : Kameri yılın 9. ayı 
Ramazan : Çok sıcak olan, günahları yakan. 
Ramazan Onbir ayın sultanı olan Ramazan ayı. Genelde bu ayda doğanlara bu isim konulur.
RAMİ : Atıcı, mermi atan 
RAMİZ : Remz eden, işaretleyen 
Ramiz : İşaret koyan, işaretle konuşan.
Ramiz Allah'a kullukta kusur etmeyen, itaatlı boyun eğici kul.
RASİM : Resmeden, resim çizen 
Rasim Ressam, resim çizen, yapan.
RASİN : Beyaz ay,dolunay 
RAŞİT (D) : Doğruyola giden 
Raşit 1.Olgun, ergin. 2.Doğru yolda olan, Hak dini, Müslümanlığı kabun eden.
RAUF : Çok acıyan, esirgeyen 
Rauf : Pek esirgeyen, çok merhamet eden. 
Rauf Merhamet eden, esirgeyen.
RECAİ : Umma, dileme 
Recai : Rica eden, dua eden, Allahü teâlâya yalvaran. 
Recai Dua ve yalvarmaya, ümide dair demektir.
RECEP : Heybetli, azametli, saygı değer 
Recep : Mübarek, muazzam, muhterem; kıymetli. 
Recep Hicri kameri ayların yedincisi, üç ayların ilki.
Refah : Bolluk, rahatlık, her türlü sıkıntıdan kurtulma. 
REFET : Çok acıma 
Re'fet : Acıyan, merhamet eden.
REFİĞ : Din uğruna çalışan 
REFİK : Arkadaş, yoldaş, ortaklık 
Refik 1.Yol arkadaşı, yoldaş., 2. Ortak
REHA Zenginlik,varlıklı olma
REHA : Kurtulma 
Reha : Kurtuluş, halas. 
Reha Bolluk, genişlik, zenginlik.
Reis : Baş, başkan. 
REMZİ : İşaret ve gizliliğe ait 
Remzi İşaret demektir.
RENAN : Kızıl kan 
REŞAT : Aklın gerektirdiğini yapan 
Reşat : Hak yolunda yürüme, doğru yol. 
Reşat Doğru yolda, hak yolunda yürüme.
Reşid : Akıllı, iyi ve olgun.
REŞİT (D) : Akıllı, iyi davranan 
RESUL : Haber getiren 
Resül : Yeni bir kitap ile gönderilen peygamber.
Resûl Allah'ın elçisi, Peygamber.
REVAN Su gibi akıp giden
Rezzak Rızıklandıran, yaratılmışlarına rızık veren. (Bu ismin Abdürrezzak olarak kullanılması daha uygundur.)
RIDVAN : Cennetin kapıcısı olan melek 
Rıdvan : Razı, memnun. Cennetin kapısındaki melek.
Rıdvan Razı gelme, boyun eğme.
RIFAT : Yükseklik, yüksek rütbei 
Rifat : Yükseklik, yücelik, büyük rütbe. 
Rıfat İtibar, yüksek mertebe.
RIFKI : Yumuşaklıkla, sükunetle ilgili 
Rıfkı Halim, selim kişi.
RIZA : Hoşnutluk, memnunluk 
Rıza : Kadere razı olan. Tasavvufta iradenin yok edilmesiyle elde edilen makam.
Rıza 1.Hoşnutluk, razılık., 2.Kadere boyun eğme.
RÜÇHAN : Orta Asya'da Tanrı dağı,bir Türk boyu 
Rüçhan : Üstün olan. 
Rüçhan Üstünlük
RUHİ : Ruhla ilgili 
Rükneddin Dinin ileri geleni demektir.
RÜKNETTİN : Bir şeyin temeli / Dinin temeli 
RUŞEN : Aydın, parlak 
RÜSTEM : Ünlü Fars pehlivanının adı 
RÜŞTÜ : Ergin, olgun 
Rüştü Rüştüne ermiş, olgun.
RÜZGAR Yel
SAADETTİN : Dinin uğurlu, kutlu kişisi 
SABAH : Günün başlangıcı 
SABAHATTİN : Güzellik 
ŞABAN : Kameri yılın 8. ayı 
Şaban : Aralık, fasıla. 
Şaban Hicri ayların sekizincisi, mübarek ayların ikincisidir.
Şabi : Cemaat ehli. 
SABİR : Sabreden, katlanan 
SABİT : Yerinde duran kımıldamayan 
SABRİ : Sabırla ilgili 
Sabri Acelesiz, acıya ve zorluğa katlanan.
Sacid Secde eden, itaat eden.
SACİT (D) : Secdeye varan, ibadet eden 
Şadan : Sevinçli, keyifli, neşeli, bahtiyar. 
Şadan Keyifli, mutlu, neşeli.
Sadberk Katmerli yüz, yapraklı gül.
Sadeddin : Dinin mübarek kişisi. 
SADETTİN : Kutluluk, saadete erme, mübarek olma 
Sadettin Dini uğurlu ve kutlu kılan.
ŞADİ : Sevinç, neşe, mutluluk 
Sadi Talihli, uğurlu demektir.
SADIK : İçten bağlı, gerçek dost 
Sadık Tek, dürüst
SADRİ : Anaya göre çocuk 
Sadri Göğüsle ilgili, göğüse ait.
SADULLAH : Allah'ın talihli kıldığı 
Sadullah : Allahü teâlânın saadeti. 
Sadullah Allah'ın mübarek ve talihli kulu.
SADUN : Yıldız bilimine göre, uğurlu olan 
Sadun : Uğurlu olan, uğur getiren. 
SAFA : Saflık berraklık, gönül rahatlığı 
Safa : Saf, berrak, temiz, kedersiz, gönlü şen. 
Safa Üzüntü ve kederden uzak olma, endişesizlik, rahat, huzur, iç ferahlığı. 2.Saflık, berraklık. 3.Mekke'de mübarek tepenin adı.
ŞAFAK : Güneş doğmadan az önce, ufuktaki aydınlık 
Saffan : Saf, halis. 
SAFFET : Saflık, temizlik 
Saffet : Saf, halis, temiz. Hile ve dubaradan uzak olan.
Saffet Safilik, berraklık.
SAFİ : Katıksız, ayırt edilmiş 
Şâfi : Şefaat eden, şifa veren.
SAĞANAK Şiddetli,ani ve kısa süreli yağmur
ŞAHAP (B) : Ateş, alev parçası 
Şahap : Alev, ateş parçası, akan yıldız. 
Şahap 1.Alev, ateş parçası. 2.Kayan yıldız.
ŞAHİN Kartalgillerden yırtıcı bir kuş
ŞAHİN : Bir tür yırtıcı kuş 
Şahin Doğana benzeyen fakat ondan daha küçük olan bir cins yırtıcı kuş.
Şahinalp: Şahin gibi yiğit. 
Şahsüvar : Usta binici, çok iyi ata binen. 
Şahsuvar Süvarilerin başı, usta ve ünlü binici.
ŞAHZAT : Sevilen, sayılan kişi 
Said 1.Yukarı çıkan, çıkıcı, yükselici, 2.Mübarek, kutlu, uğurlu.
SAİM : Oruç tutan, oruçlu 
Saim Oruç tutan kimse, oruçlu.
ŞAİR : Şiir yazan, ozan 
SAİT (D) : Kutlu, cennetlik 
SAKİN : Uslu, kendi halinde - Bir yerde yerleşmiş, oturan 
SAKIP : Delen, delik açan - Çok parlak 
Sâkıp 1.Delen, kayan yıldız. 2.Çok parlak.
ŞAKİR : Şükreden, nankörlük etmeyen 
Şakir Şükreden.
Salahaddin : Dine bağlı, dini düzgün. 
SALİH : İyi, yararlı, yetkili 
Salih 1.Yarar, yakışır, elverişli. 2.Salâhiyeti bulunan, yetkili.
SALİM : Eksiksiz, sağ, sağlam 
Salim 1.Hasta ve sakat olmayan, 2.Ayıpsız, kusursuz, noksansız.
SALTUK : Hiç bir koşul ve denetime bağlı olmayan 
Sâman : Servet sahibi, zengin, rahat, dinç, düzenli. 
Samed Ezeli, ebedi, yüce olan, hiç kimseye ihtiyacı olmayan, mutlak malik bulunan. Allah (c.c.)'ın sıfatlarındandır. Abdussamed olarak kullanılması uygundur.
SAMET (D) : Sonsuz, ebedi 
SAMİ : İşiten, dinleyen 
Sami İşiten, duyan, inleyen.
SAMİH : Cömert, eli açık 
Samih Cömert, mert, eli açık.
ŞAMİL : Kapsayan, içine alan 
Şamil Çok şeye birden örtü olan, kaplayan, içine alan.
SAMİM : Bir şeyin merkezi 
Samim Bir şeyin merkezi, içi, asli kısmı.
ŞAN Ün,şöhret
SANAT Duygu,tasarım ve güzelliğin kişiyi etkileyen anlatımı
SANBERK : Gücüyle tanınmış 
SANCAK Bayrak
SANCAR : Kısa kama - Saplar, batırır 
SANER : Ünlü, tanınmış 
ŞANSAL Şanın yayılsın
ŞANSAL : Niteliklerinle ünlen, tanın 
SANVER : Adın duyulsun, ünlen 
ŞANVER : İyi niteliklerin bilinsin, duyulsun 
Şarani : Saçı gür
SARGIN : Candan, içten 
ŞARIK Parlak,parlayan
ŞARIK : Parlak, parlayan 
SARP Dik,geçilmesi ve çıkılması zor
SARP : Dik geçilmesi ve çıkılması güç 
SARPER Zor erkek kişi.
SARPER : Sert, güçlü 
SARUHAN : Eski bir Türk beyi 
SATVET Zorlu,sindirici güç.
SAVAŞ Cenk.
SAVAŞ : İki ya da daha çok tarafın vuruşması , kavgası 
Savaş Mücadele, uğraşma.
Şayan Uygun, yakışır, münasip.
SAYGIN Saygı gören,saygı gösterilen
SAYHAN : Adaletli hükümdar 
SAZAK : Kuvvetli ve soğuk rüzgar - Bataklık, sazlık - Kaynak, pınar 
ŞECAATTİN : Yüreklilik, yiğitlit 
Şecaeddin : Dinin kahramanı, dinin yiğidi. 
SEÇKİN : Seçilmiş olan 
Seçkin Güzide, seçici.
SEDAT : Doğruluk, haklılık 
Sedat : Doğru ve haklı
Sedat Doğruluk, hak.
SEFA /SAFA : Saflık berraklık 
SEFA : Gönül rahatlığı, rahatlık - Eğlence 
SEFER : Yolculuk, savaş hali 
Sefer Yolculuk, seyahat.
ŞEFİK : Şefkatli 
Şefik Şefkatli.
SEHA : Eli açık, cömert 
Şehlevent : Uzun boylu, yakışıklı genç. 
ŞEHMUZ Hükümdar soyundan gelen
ŞEHMUZ : Hükümdar soyundan gelen 
ŞEHZADE : Hükümdar oğlu 
SELAHATTİN : Dinine bağlı 
Selahattin Dinin rahatlığı, iyiliği, düzgünlüğü.
SELAMİ : Barış ve rahatlıkla ilgili 
Selami : Barış, huzur ve selamet sahibi. 
Selami Barış, huzur.
SELCAN : Coşkun, taşkın 
SELÇUK : Sel gibi akan 
Selçuk Sel gibi akan, hızlı, akıcı.
Selçuk: Sel gibi akan. 
SELİM Doğru ,dürüst,kusursuz.
SELİM : İyileşmesi kolay hastalık 
Selim Kusuru, noksanı olmayan, sağlam, doğru.
SELMAN Barış içinde bulunma
SELMAN : Barış içinde, huzurlu 
Selman : Barışçı, sulhçu. 
SEMEN İyi beslenen
SEMİH Cömert,eliaçık
SEMİH : Bol, cömert gönüllü 
Semih Baş kumandan, başbuğ.
Şemseddin : Dinin güneşi.
ŞEMSETTİN : Dinin güneşi 
ŞEMSİ : Güneşe ait, güneşle ilgili 
Şemsi : Güneş gibi parlayan. 
Şemsi Güneşle ilgili, güneşe ait.
ŞEN....... Halinden memnun yaşayan ve etrafına yayan
ŞENEL : Neşelen, mutlu ol 
ŞENER : Şen erkek 
Şener Şen, mutlu erkek.
SENİH : Yüce, yüksek 
ŞENOL : Neşeli ol anlamında 
Şenol Sevinçli, mutlu ol.
ŞENSOY : Neşeli, mutlu soydan gelen 
ŞENTÜRK : Neşeli Türk 
Şerafeddin : Dinin şereflisi.
ŞERAFETTİN : Dinlerin en şereflisi 
Şerafettin Dinin şerefli kişisi.
SERALP : Baş yiğit 
SERBÜLENT : Önde gelen, üstün 
Serbülent Yüce, baş, yüksek demektir.
SERCAN Sevgili,sevilen
SERCAN : Canların özü, canın başı 
SERDAR Başkomutanlık yapan sadrazam ünvanı
SERDAR : Askerin başı, komutan 
Serdar : Asker başı, kumandan, komutan, reis. 
ŞEREF : Onur. Manen yüksek ve erdemli olmak 
Şeref : Asil, yüksek, şanlı, şöhretli atalara sahip olmak. 
Şeref Yücelik, ululuk, izzet, seçkinlik.
SERETAN Yengeç burcu
SERGEN Vitrin
SERGEN : Raf, bir şeylerin dizili olduğu yer 
Sergen Büyük dolap, raf.
SERHAN Baş şarkıcı
SERHAN : Hanların başı 
SERHAT Sınır boyu
SERHAT : Sınır - İki devlet arasındaki sınır 
Serhat : Sınır boyundaki asker. 
Serhat Hudut, sınır.
ŞERİF : Kutsal, mübarek 
Şerif 1.Şeref sahibi. 2.Kutlu, mübarek, mukaddes.
SERKAN Başkan,soylu kan
SERKAN : Serhan / baş han , ser + kan, 
SERKUT : Mutlu, talihli 
SERMET : Öncesiz ve sonrasız 
Sermet Ebedilik, sonsuzluk.
SERTAÇ Baş tacı,çok sevilen
SERTAÇ : Baştacı 
Sertaç : Başa konan taç. 
Sertaç Başa konan taç.
SERTER : Sert + Er, sert erkek 
SERTUĞ Baştuğ
SERVER : Bir topluluğun en ileri geleni, baş, şef, reis 
Server : Baş, reis, seyyid, bir topluluğun ileri geleni. 
Server Önde giden, baş, reis.
SERVET : Para mal mülk 
Settar Allah (c.c.)'ın sıfatlarındandır. Setreden, örten.
Sevban : Elbiseli, giyinmiş, kuşanmış. 
ŞEVKET : Ululuk, yücelik, kudret ve kuvvetlilik 
Şevket : Büyüklük, kudret ve kuvvetten doğan haşmet. 
Şevket Azamet, büyüklük, ululuk.
ŞEVKİ : Şevk, keyif, istekle ilgili 
Şevki : Şevkli, neşeli, istekli.
Şevki Arzulu, istekli, şevkli.
Şeyban : Saçlarına ak düşmüş, ihtiyar, yaşlı. 
SEYFETTİN : Dinin kılıcı, koruyucusu 
Seyfettin Dinin askeri, kılıcı.
SEYFİ : Kılıç gibi - Askerlikle ilgili 
Seyfi : Kılıç kuşanmış, asker. 
Seyfi Kılıçla ilgili, kılıç şeklinde.
Seyfullah : Allah’ın kılıcı, askeri.
Seyfullah Allah'ın askeri ve kılıcı.
SEYHAN : Çukurova'da bir akarsu 
SEYİT : Efendi, bey 
Seymen : Çiftlik bekçisi. 
Seyyid : Efendi, bey, Peygamber efendimizin torunu Hazret-i Hüseyin’in soyundan gelenler. 
Seyyit İleri gelen, efendi, baş, reis.
SEZA Değer , yaraşık , uygun
SEZAİ : Uygun, yaraşır 
SEZER : Sezgisi güçlü olan 
SEZGİN : Sezme yeteneği olan, duygulu, anlayışlı 
Sezgin : Sezen sezici, duygulu, hassas. 
SIDDIK : Çok içten ve doğru kimse 
Sıdkı Doğru söz söyleyen, kalbi temiz olan, kâmil ve tam olan kişi.
Şihab : Cesur, parlak yıldız, kıvılcım. 
Şihabeddin : Dinin parlak yaldızı. 
SİMAVİ : Yüzle, çehreyle ilgili 
SİNA : İlaç yapılan bir tür bitki 
SİNAN Süngü,mızrak gibi şeylerin sivri ucu
SİNAN : Süngü ve mızrak gibi şeylerin sivriucu 
Sinan : Mızrak, süngü. 
Sinan Mızrak, süngü vb. silahların sivri ucu.
ŞİNASİ : Tanıyış, tanımakla ilgili 
Şinasi : Tanıyan, tanıyıcı, bilen, anlayan. 
Şinasi Tanımakla ilgili, tanım.
SİPAHİ Süvari asker
SİPAHİ : Tımar sahibi asker 
SİPER Korunulacak,saklanacak yer
Şir : Aslan. 
Sirac : Lamba, ışık, güneş, ay. 
Siraceddin : Dinin kandili.
Sırrı Gizliliğe dikkat eden kişi.
ŞİRZAT Aslan gibi güçlü,kişilikli kimse
SITKI : Yalan söylemeyen, dürüst 
Siyami : Oruçlu, kendini kötülüklerden men eden. 
SÖĞÜT Sulak yerlerde yetişen bir ağaç
SÖKMEN : Yiğitlere veilen san 
SOKRA İki ağacın ucuca bitişmesinden ortaya çıkan ek yeri
SONAT Bir veya iki çalgı için yazılmış müzik yapıtı
SONER : Son erkek , son yardımı yapan 
Soner : Bir işte son yardımı yapan. Son olması istenen.
SONGUR : Şahin - Ağır, hantal 
SÖNMEZ : Sürekli yanan, sönmeyen 
SORGUN Söğüt
SÖYLEM Konuşan bireyin kullandığı dil
SOYSAL : Uygar 
SÖZ Kelime
SUAT : Mutlu, mutlulukla ilgili
Suat Mübarek, uğur getiren.
SÜAVİ Herkesin yardımına koşan
SUAVİ : Zorluklara dayanan 
SUAY : Suya vuran ay ışığı gibi ışıltılı 
Subhi Sabah erken kalkan kişi.
Sudi Faydalı, yararlı.
SÜER Yiğit asker
SÜERDEM Erdemli asker
SÜHA Büyükayı yıldız kümesinde en küçük yıldız
SÜHEYL Yıldırak
Süheyl Kolay, uygun ve semanın güney tarafında Yemen'den daha iyi görülen yıldız.
ŞÜKRÜ : Şükretme, hoşnut olma
Şükrü Allah'ın nimetlerine karşı memnunluk gösteren, şükreden.
SÜLEYMAN : Davud peygamberin oğlu 
Süleyman İsrailoğulları peygamberlerindendir.
SÜMER İ.Ö. Mezopotamya'da yaşamış bir ulus
SÜMER : Bugünkü Irak'ta kurulan eski bir uygarlığın adı 
SUNAY Adak ayı
SUNGUN Bağış,ihsan
SUNGUR Soğukkanlı,sakin kimse
Sunullah : Allah’ın kudreti, meydana getirdiği varlığı. 
SUPHİ : Sabahla, aydınlıkla ilgili 
SÜREYYA Ülker
SÜREYYA : Ülker yıldız takımı 
SÜRURİ : Sevinçli, sevinçle ilgili
Sururi Sevinçli, neşeli.
Taceddin : Dinin tacı. 
Taceddin Dinin sevilen, itibarlı kişisi.
TACETTİN : Taca ait 
TACİ : Taç ile ilgili 
Taci : Taçlı. 
TAÇKIN : Gurur 
TAHİR : Pak, temiz 
Tahir Temiz, pak.
TAHSİN : Beğenip, alkışlanan, kale gibi sağlam 
Tahsin : Kale gibi sağlamlaştırma. 
Tahsin 1.Güzel bulma, beğenme. 2.Hayran olma.
Taib Tövbe eden, günahlarından pişman olan.
TAKİ : Günahtan kaçınan, dinine bağlı 
Taki : Günahtan kaçınan, dinine bağlı. 
TALAT : Yüz, surat, çehre 
Talat : Yüz, çehre, dindar. 
Talat Yüz, surat, çehre, güzellik.
TALAY : Deniz, büyük nehir 
Talay Deniz, nehir, çok fazla anlamına gelir.
Talha : Bir zamk ağacı. 
Talha Cennetle müjdelenen on sahabiden birinin adıdır.
TALİP : İstekli, isteyen, talep eden 
Talip Kısmet, kader, baht.
TAMAY : Dolunay 
TAMER : Tam erkek 
Tamer : Tam erkek. 
Tamer Her yönüyle noksansız erkek.
TAN Sabahın gün doğmadan önceki zamanı
TAN : Şafak vakti 
TANAY : Şafak ve ayın birarada olması 
TANBERK : Şafak çizgisi - Parlayan şimşek 
TANER : Aydınlık erkek 
Taner : Şafak gibi canlı erkek. 
Taner Canlı, şafak gibi aydınlık erkek.
TANJU : Türk imparatorlarına Çinlilerce verilen ad 
Tanju : Türk hükümdarı [Çinlilerce]
Tanju Çinlilerin Türk İmparatorlarına verdikleri ad.
TANKUT : Kutlu aydınlık 
TANSEL Şafak seli
TANSEL : Aydınlığa ait, sabahla ilgili 
TANSU : Şafak rengi vurmuş su
TARHAN : Oğuzlarda demirci ustası - Tüccarlar - Han ve komutan ünvanı 
TARIK Sabah yıldızı
TARIK : Sabah yıldızı 
Tarık : Sabah yıldızı, parlak yıldız. 
Tarık Sabah yıldızı, zühre, venüs.
TARKAN Ayrıcalıklı,saygın kişi
TARKAN : Eski Türk adı / Dağınık 
Tarkan : Dağınık, perişan. 
Tarkan Derbeder, perişan.
TAŞKIN : Taşmış durumda olan, aşırı 
Taşkın Taşmış, coşkun.
TAYFUN Şiddetli fırtına
TAYFUN : Çok zorlu bir fırtına 
Tayfun Büyük okyanus. Çin denizinde görülen şiddetli kasırga.
TAYFUR : Küçük bir kuş türü 
Tayfur : Uçan, yükselen. 
TAYGA Avrupa'dan Doğu Asya'ya kesintisiz uzanan orman
TAYGUN : Çocuk, torun 
TAYLAN Boylu poslu kimse
TAYLAN : Uzun boylu 
Taylan : Uzun boylu. 
TAYYAR : Uçan, uçucu 
Tayyar : Uçan, uçucu uçma kabiliyeti olan. 
Tayyar Uçan, uçucu alet.
TAYYİB (P) : İyi, hoş çok temiz 
Tayyip İyi, hoş, güzel olan.
TEKCAN : Değerli, eşsiz 
TEKİN : Uğurlu 
Tekin : Uğurlu, hayırlı.
Tekin 1.Boş, ıssız. 2.Şehzade, prens, bey. 3.Zararsız, kötülüğü dokunmayan.
Tekinalp Hayırlı, yiğit.
TEMEL : Kök, esas, dayanak 
Temel : Asıl, esas. 
Temel Asıl, esas.
TEOMAN : Oğuz Han'ın Babasının adı 
Teoman Oğun Han'ın babasının adıdır.
TERCAN : Genç, delikanlı - Kırmızı buğday 
TEVFİK : Allah'ın yardımı, uygunlaştırma,başarı 
Tevfik : Uygun getirme, Allah’ın yardımına kavuşma. 
Tevfik Cenab-ı Hakk'ın kuluna yardım etmesi.
Tevhid Allah'ın birliğine inanma.
TEZALP : Çabuk, hızlı yiğit TEZCAN Telaşlı, heyecanlı 
TEZCAN : Canı tez olan 
Tezcan Canı telaşlı, tez olan.
Tezel Becerikli, çabuk iş gören.
TEZKAN : Kanı kaynayan, heyecanlı 
TİBET Çin'in batısında bağımsız bir bölge
TİMUÇİN : Türk Moğol imparatoru Cengiz Han'ın asıl adı 
TİMUR : Demir'in eski Türkçe'deki yazılışı 
Timur : Demir gibi sağlam. 
Timur Demir
Timurtaş : Demir ve taş gibi sağlam. 
Tınas Toplanmış ot yığını.
TINAZ Savrulmak için hazırlanan ekin yığını
TINAZ : Ot ya da saman yığını 
TOKCAN : Gönlü Tok 
TOKER : Gözü, gönlü tok 
TOKTAMIŞ Altınordu devleti hanı
TOKTAMIŞ : Bir yerde yerleşik oturan 
TOLGA Madeni savaşçı başlığı
TOLGA : Bir tür savaş başlığı, kask 
Tolga Demir harp başlığı
TOLUN Tamamıyla aydınlık ve yuvarlak oaln
TOLUNAY : Dolunay 
Tolunay Ayın ondördüncü günü, dolunay.
TONGUÇ En büyük çocuk
TONGUÇ : En büyük çocuk 
TOPRAK Canlılara yaşama ortamı veren yerkabuğunun yüzey kısmı
TOPRAK : Yer kabuğunun yüzey bölümü 
TORAMAN Tombul , iri yapılı çocuk
TÖRE Bir toplumun gelenek,görenek ve alışkanlıkları
TOYGAR Tarla kuşu
TOYGAR : Çayır kuşu 
TOYGUN Genç,delikanlı
TÖZ Değişen şeylerde değişmeden kalan.Kök,asıl
TUFAN Şiddetli yağmur
TUFAN : Şiddetli, sürekli yağmur ve getirdiği su baskını 
Tufan : Afet, felaket, çok şiddetli yağmur. 
Tufan Hz.Nuh zamanında Allah'ın kötülüğe sapmış insanları cezalandırmak için gönderdiği, bütün dünyayı su ile kaplayan yağmur.
TUGAY Alayla tümen arasındaki birlik
TUGAY : İki alaydan oluşan askeri birlik 
Tugay İki alaydan oluşan askeri birlik.
TUĞRUL : Güçlü bir masal kuşu 
Tuğrul Ak doğan, çakır doğan.
Tuğtekin Biricik, güvenilir, zararsız, uğurlu demektir.
Tuhfe Hoşa giden, güzel şey anlamındadır.
TÜMAY : Dolunay 
TÜMER Çok ,olanca erkek
Tümer Mükemmel, tam erkek.
TUNA Bir nehir adı
TUNA : Avrupa'da bir nehir 
Tunahan Görkemli, ihtişamlı hükümdar.
TUNÇ Bronz
TUNÇ : Bakır, çinko ve kalay karışımı bir maden 
Tunç Dayanıklı sağlam. Maden, bronz, pirinç.
TUNCA Meriç ırmağının bir kolu
TUNCA : Tunç gibi / Meriç nehrinin bir kolu 
TUNCAY : Tunç renkli ay 
TUNCEL : Tunç gibi el 
TUNCER : Tunç gibi er 
Tunçer Tunç gibi sağlam.
TURAÇ : Bir tür küçük av kuşu 
TURAN : Dünyadaki tüm Türklerin yaşayacağına inanılan ülke 
Turan : Cesur atılgan, yiğit. 
Turan 1.Eski insanlara göre Türk ülkesi., 2.Cesur, atılgan.
Turanşah : Cesur Türk hükümdarı. 
TURGAY : Çayırkuşu / Toygar 
Turgay : Küçük kuş, sığırcık. 
Turgay Çayır kuşu.
TURGUT : Oturulacak yer, belde 
Turgut : Belde, yerleşme merkezi, mesken.
Turgut Oturulacak yer, belde, mesken.
TURHAN : Soylu seçkin 
TÜRKAY : Ay gibi parlayan Türk 
Türkay Aydınlık Türk.
TÜRKER : Türk erkeği 
Türker Türk yiğit demektir.
TÜRKEŞ : Orhun yazıtlarında adı geçen bir kahraman
Türkeş Oğuz yazıtlarında adı geçen bir kahraman.
Ubeydullah : Kulcağız, kölecik.
UÇAR : Sezgi, anlayış, dikkat 
UÇHAN : Sert, çatık kaşlı veya Aslan 
UÇKAN : Allah'ın kulu 
UFUK Aklın alabileceği mesafe ,sonsuz düzlem
UFUK : Yerle göğün birleşmiş gibi göründüğü sınır 
Ufuk Düz arazide veya açık denizde gök ile yerin birleştiği yer.
UĞUR İnsana iyilik getirdiğine inanılan güç,belirti
UĞUR : İyilik müjdesi, nesnelerde varolduğuna inanılan iyilik kaynağı 
Uğur 1.İyilik getirdiğine inanılan şey. 2.Hayır, bereket, iyilik.
UĞURALP : Dünya,varlık 
UĞURCAN : Doğruluk gösteren-Adaletli davranan 
Ukbe Ashabın en mümtaz simalarından birinin adı.
ULAÇ : Cennette ölümsüzlüğe kavuşan 
ULAŞ : Çok övülmüş,methedilmiş 
ÜLGEN : Yüce, ulu - İyilik tanrısı 
Ülgen Yüksek, yüce, ulu demektir.
ÜLKE Üzerinde ulusların yaşadığı toprak
ÜLKEM : Yurdum, vatanım 
ÜLKER : Boğa burcunda yedi yıldızdan biri 
Ülker Boğa burcunda yedi yıldızdan meydana gelen yıldız kümesi.
ULUBEY Erdemleri bakımından çok büyük saygı gören erkek kişi
ULUÇ Selçuklularda Türkmen beylerine verilen ad
ULUÇ : Büyük Türk Denizcisinin adı (Uluç Ali Paşa) 
ULUĞ Büyük,yüce
ULUM Bilimler
ULUNAY : Dürüst,güvenilir 
ULVİ : Yüce, yüksek 
Ulvi Yüksek, yüce.
UMAR Çare
ÜMİT : Umut / Ummak, beklemek, ümit etmek 
Ümit Bazı şeylerin olması konusunda beslenen his.
UMUR Aldırış etmek , önemsemek
UMUR : Görgü, tecrübe 
Umur Mühim işler manasındadır.
Umuralp İşbilir, görgülü, terbiyeli, yiğit
UMUT Ümit , umulan
UMUT : Ummak, beklemek, ümit etmek 
Umut Umulan şey, ümit.
ÜNAL Ünün duyulsun
ÜNAL : Ün almakla ilgili 
Ünal Ünle ilgili.
ÜNALP : Tanınmış, ünlü yiğit 
UNAN Sadakat,bağlılık
ÜNAY : Ay gibi tanınmış, ünlü 
ÜNER : Tanınmış, ünlü 
ÜNKAN : Tanınmış soydan gelen 
ÜNSAL : Adın duyulsun, ünlen 
ÜNVERDİ : Adını duyuran, tanınan 
URAĞAN Birkaç kasırganın karşılaşmasıyla oluşan şiddetli fırtına
URAL : Aydınlık gece 
URAN Sanayi
URAY Belediye
ÜRÜN Denizlerden,topraktan ve insanlardan emekle elde edilen
Üsame : Bir aslan cinsi. 
Usame 1.Bir sahabe adıdır. 2.Bir aslan cinsi adıdır.
ÜSTAY : Ay gibi yüce, yüksek 
ÜSTER : Baş yiğit 
UTARİT Merkür gezegeni.Dokuz kattan oluşan göğün ikinci katı
UTKAN : Din uğruna çalışan 
UTKU Zafer
UTKU : Zafer, üstünlük sağlama, yenme 
Utku Zorlu işlerden sonra ulaşılan mutlu sonuç, zafer.
UYGAR Uygarlığa bağlı olan
UYGUR Uygur devletinden olan kimse
UYGUR : Şanı şerefi en yüksek olan 
UZAY Bütün gökcisimlerinin içinde bulunduğu sonsuz boşluk
UZAY : Sonsuz boşluk 
UZEL : Sevdalı,aşık 
UZER : Kahraman,cesur,savaşçı 
ÜZEYİR : Kur'an da adı geçen bir kişi
Üzeyir Kur'an-ı Kerim'de ismi bulunan büyük zatlardandır.
VADİ İki dağın arasında kalan dere boyu
VAFİT : Elçi, temsilci 
Vahâ Çölde su çıkan yeşil alan.
VAHAP : Çok bağışlayan, bol ihsan edici 
VAHDET : Bir ve tek olma 
Vahdet 1.Birlik, teklik., 2.Allah'ın birliği.
VAHDİ : Bir ve tek olmayla ilgili 
Vahid Bir, tek.
VAHİT : Tek, yalnız 
Vakıf : Duran, ayakta duran. 
Vakkas : Savaşçı, okçu. 
VAKUR : Ağırbaşlı, temkinli 
Vakur : Ağırbaşlı, temkinli.
Vâlâ : Yüksek, yüce.
Valid Baba manasına gelir.
VAROL : Var olmakla ilgili / yüceltme ünlemi 
VASFİ : Nitelikle ilgili 
VECDİ : Coşkunlukla, vecd ile ilgili 
Vecdi : İlahi aşka dalan, vecde gelen, kendinden geçen. 
Vecdi İlahi aşka dalan, kendinden geçen.
VECİHİ : Soylu, asil 
Vecihi : Bir kavmin büyüğü. 
Vecit : Vecde gelen, İlahi cezbe ile bayılan.
VEDAT : Dostluk, sevme, sevgi 
Vedat : Sevgi ve dostluk gösteren.
Vedat Dostluk, sevgi, sevme.
VEFA : Sözde durma 
Vefa : Sözünde duran, dostluğunu devam ettiren. 
Vefa Sevgi ve dostluğu sürdürme.
VEFİ : Vefalı, bağlı - Tam, mükemmel 
VEFİK : Yoldaş, aynı fikirde olan 
Vefik Kafa dengi, aynı fikirde.
VEHBİ : Tanrı vergisi 
Vehbi Allah'ın ihsanı sonucu olan, Allah'ın bağışı.
VELİ : Sahip, eren, ermiş 
Veli : Ermiş.
Veli 1.Çocuğun bakımı ve idaresi üzerinde olan. 2.Allah'ın sevgili kulu, ermiş, evliya.
VELİT : Yeni doğmuş çocuk 
VERİM Ortaya çıkan,beklenen sonuç
VEYSEL : Kurt 
Veysel Kurtçuk, kurt manası.
VEYSİ : Yoksul, muhtaç 
Veysi Fakir kişi anlamına gelir.
VOLKAN Yanardağ
VOLKAN : Yanardağ 
Volkan Yanardağ.
VURAL : Vurup almakla ilgili
YADİGAR : Bir kimseyi ya da olayı hatırlatan şey veya kişi YAĞIN Yağmur - Yiğit 
YAĞIZ Esmer
YAĞIZ : Esmer - Doru - Yiğit 
Yağız Yiğit manasına gelir.
YAHYA : Meryem Ana'nın amcasının oğlu olduğu söylenen bir peygamber
Yahya : Canlı, hayat süren. 
Yahya Bir peygamber ismidir.
YAKUP (B) : Bir Peygamber adı 
YAKUT : Parlak kırmızı, değerli taş 
YALAZ : Alev - Bayrak 
YALÇIN : Sarp ve dik 
Yalçın Sarp, sert, düz olmayan yer.
YALGIN Serap
Yalgın Serap, alev.
YALIM Alev
YALIM : Alev, ateş uzantısı 
YALIN Sade , gösterişsiz
YALIN : Sade, çıplak, katışıksız 
YALINAY : Ayın en güzel, sade görünümü 
YALMAN Sarp , dik
YALMAN : Kılıç, kama gibi şeylerin ucu - Sarp, dik 
YALVAÇ Kitabı olan peygamber
YAMAÇ Dağın eğik yüzeyli yanı
YAMAÇ : Dağın ya da tepenin bir yanı - Karşı - Yan, yakın 
YAMAN Güç,beceri bakımından alışılmışın üzerinde olan
YAMAN : Güç etki ve beceriklilik sahibi 
Yaman Şiddetli, cesur.
YARDAN Sevgiliden
YARIN Bugünden sonraki gün
YAŞAR : Yaşayan, yaşamakla ilgili 
Yaşar Doğan çocuğun ölmemesi için konulan isim.
YASİN Kur'an'da bir sure
YASİN : Kuran-ı Kerimde bir surenin adı 
Yasin Kur'an-ı Kerim'de 36. sûrenin adıdır.
YAVER Yardımcı
Yaver : Yardım edici, imdada koşan. 
YAVUZ : Yaman, pek sert 
Yavuz : Yaman, korkusuz. 
Yavuz Yaman, güçlü, sert, şiddetli.
YAZGAN : Yazar, yazıcı 
YEKTA Tek , benzersiz
YEKTA : Tek, eşsiz 
Yekta : Tek, eşsiz, benzersiz.
Yekta Eşsiz, benzersiz.
YENAL : Galip gel, kazan 
YENER : Üstün gelen, kazanan 
Yener Zorlukların üstesinden gelebilen.
YETKİN Gerekli olgunluğa ve bütünlüğe ulaşmış
YETKİN : Olgunlaşmış, kemale ermiş 
Yetkin Gereken olgunlukta, kâmil, mükemmel, becerikli.
YİĞİT Güçlü,yürekli kahraman
YİĞİT : Güçlü, cesur 
Yiğit Cesur, kahraman, mert.
YILAYDIN Aydınlık yıl
YILDIRAY : Ayla ilgili / yıldır yıldır parlamak ay gibi 
YILDIRIM : Buluttan buluta ya da yere elektrik boşalması 
Yıldırım Şiddetli, süratli, çabuk.
YILMAZ : Korkusuz, yılmayan 
Yılmaz Yılmayan, korkmayan, ürkmeyen.
YORDAM : Rehber, kılavuz - Beceri - Anlayış, davranış - Kural, yöntem 
YÜCE Ulu
Yüce Yüksek, ulu, büyük.
YÜCEL : Yücelmiş olan 
Yücel Yüce olma hali.
YÜKSEL : Manevi anlamda yükselmek, yücelmek
Yüksel Manevi alanda yüce ol demektir.
Yümni Bereketli, uğurlu, bunlarla alakalı kişi.
YUNUS : Bir takım yıldızının adı / Denizde yaşayan bir memeli türü 
Yunus Bir peygamber adıdır.
YURDAER : Yurdu için doğmuş 
YURDAKUL : Yurdu için canını veren 
YURTCAN : Yurduna canını veren 
YUSUF : Eklenecek, ilave edilecek 
Yusuf Yakub (a.s.)'ın peygamber olan oğludur.
ZAFER : Savaş ve uğraşla elde edilen başarı, sonuç 
Zafer : Maksada ulaşma, barışma, düşmanı yenme. 
Zafer Düşmana galip gelme, yenme manasındadır.
Zâfir : Zafer kazanan, üstün gelen. 
ZAHİR : Parlak yıldız 
ZAHİT : Günahtan kaçınan 
Zâhit Dinin emirlerine çok bağlı kimse.
ZAMAN Süre
Zamir : Yürek, iç, vicdan. 
ZEKAİ : Akılla, zeka ile ilgili 
Zekai : Çabuk anlayışlı, keskin zekalı. 
ZEKERİYA : Erkek 
Zekeriyya : Erkek zat.
Zekeriyyâ Kur'an'da geçen bir peygamber ismidir. Erkek kişi manasındadır.
ZEKİ : Akıllı olan 
ZEYCAN : Candan, cana yakın 
Zeyd : Artan, çoğalan. 
Zeyd Artma manasındadır.
ZEYNEL : Zenelabidin'in kısaltılmışı 
Zeynel : Süslü.
ZİHNİ : Zihnin gücüyle, kavrayışla ilgili 
Zihnî Anlayışlı ve zeki.
ZİKRİ : Zikirle, ayinle, ilgili, zikreden 
ZİRVE : Doruk, tepe noktası 
Ziver : Süs, ziynet ehli.
ZİYA : Aydınlık, ışık 
Ziya : Işık, aydınlık, nur.
Ziyad : Fazlalık, çokluk, bolluk. 
Ziyâd Bolluk ve fazlalık. Sahabe-i kiramda bu isim çokça mevcuttur.
ZORLU : Güçlü, tuttuğunu koparan 
Zübeyr : Akıllı. 
ZÜHTÜ : Her türlü zevke karşı koyup kendini ibadete veren
Zülfikâr Hz.Ali'nin kılıcının ismidir.
Zünnun Hz.Yunus'un lakabıdır. Balık sahibi manasındadır.